
Dünya güvenlik pazarında her geçen gün daha da artan bir ivme ile analog sistemler yerini IP tabanlı görüntü ve kayıt sistemlerine bırakıyor. Bu ivme sektörün gelişmiş olduğu pazarlarda daha güçlü bir şekilde hissedilirken, ülkemizde süreç biraz daha yavaş ilerlemekte. Bunun çok farklı nedenleri olabilir ama nedeni ne olursa olsun kesin olan bir şey yakın bir gelecekte analog kameraların yerini IP tabanlı sistemlerin alacağıdır.
1. Hızla büyüyen bir pazar
Tüketici eğilimlerini yönlendiren önemli etkenlerden birisi de ‘yeni’ diğer bir deyişle ‘son teknoloji’ olgusudur. Her yeni çıkan ürün, öncelikle ‘yeni’ ve ‘son teknoloji’ olmanın avantajlarını kullanır kendi pazarında pay ararken…IP tabanlı kamera ve sistemlerinin de tüketici nezdinde bu tür bir avantaja sahip olduğu dolayısıyla özelikle satın alma aşamasında IP tercihlerinin analog sistemlere oranla artacağı aşikâr…
![]()
Zaten, IMS’in Amerika yaptığı ‘CCTV ve Güvenlik Ekipmanları’ konulu pazar araştırması da bunu söylüyor. Şöyle ki; 2006 yılında pazarın %15’inde IP, %85’inde analog kameralar tercih edilirken bu oran 2008 yılında % 32 IP, % 68 analog kamera olarak öngörülüyor. Yani bu 2 senelik zamanda IP sistemler, analog sistemlere oranla pazardaki payını 2 kattan fazla artırmış. Aynı araştırmayı yapan ekip, 2010 yılında IP ve analog sistemlerin pazardaki paylarının eşit olacağını öngörecek kadar da iddialılar…
Başka bir araştırmada ise IP kamera pazar büyüklüğü 2005’te 85 milyon USD iken, 2006’da 133 milyon USD olarak gerçekleşmiştir. Aynı araştırmanın 2010 öngörüsü ise 1 milyar USD’deydi.
2. Mega piksel çözünürlük ve gerçek dijital görüntü keyfi
Sadece IP kamera teknolojisi ile mümkün olabilen mega piksel görüntü kalitesi ile CIF formatından 13 kat daha kaliteli bir görüntü elde etmek mümkün. Bu da kayıtlarda daha fazla detay ve resim kalitesi elde edebileceğimiz anlamına gelmektedir.

Kameradan gelen video sinyali, dönüştürüldüğü her seferde kalitesinde kayıp oluşur. Analog sinyal, kamerada dijitalleştirilir. Dijital sinyal, koaksiyel kablo üzerinden aktarılmak üzere analog sinyale dönüştürülür. Kablodaki analog sinyal, kayıt cihazında tekrar dijitalleştirilir. IP kameralarda ise görüntü bir kez ve sadece kamerada dijitalleşir. Böylece aslına en yakın renkleri ve analogla kıyaslanamayacak kadar kaliteli bir görüntüyü elde eder ve en önemlisi de görüntü kaybı olmadan bizlere kadar ulaşır.

3. Gelişmiş tarama özelliği ‘progressive scan’
IP kameralarda, analog kameralarda olduğu gibi her bir resim iki ardışık farklı karenin birleşmesi ile meydana gelmez, buna ‘progressive scan’ denmektedir. Bu özellik, tüm resim karesinin bir kerede tarandığını ifade eder ve bu da özellikle hareketli ortamlarda analog kameralarla kıyaslanmayacak derecede netlik elde edilmesini sağlar. Bu sayede yüz tanıma, plaka okuma vb. uygulamalar için geliştirilen akıllı yazılımların etkinliğini de oldukça artırmaktadır.
4. Ağ kablosu üzerinden besleme ‘Power Over Ethernet’
POE özelliği, kameraların POE swich ile kullanıldığında, enerjisini de network kablosu üzerinden almasını sağlamaktadır. Böylece ilave bir enerji kablosuna gereksinim duyulmaz ve gereksiz kablo kirliliği ve kablo maliyetleri ortadan kalkarak tek noktadan sağlıklı bir enerji dağılımı uygulanır.
5. Entegre ses
IP kameraların üzerinde gelişmiş bir ses desteği mevcuttur. Bazı kameralarda iki yönlü ses iletişimi bile mümkündür. Kameranın ses çıkışına bağlanan bir hoparlör düzeneği ile bulunduğu alana seslenmek ve ortamdaki sesleri, kamera üzerindeki senkronize bir şekilde kaydetmek ve dinlemek mümkündür.
6. Güçlü Ağ Güvenliği
Analog sistemlerde koaksiyel kablo kesilmek suretiyle canlı görüntüler eski veya başka kayıtlarla değiştirilebilir. Oysa IP kameralarda bu mümkün değildir. IP kameralar aslında bir veri transferi de yaptığı için bilinen en gelişmiş ağ güvenlik duvarları ile desteklenerek izinsiz ulaşılması ve değiştirilmesi mümkün olmayan bir yapı olacak şekilde tasarlanmışlardır.
7. Esneklik

IP kameralar kullanıcısına esnek çözümler sunar. Analog sistemlerdeki gibi 4, 8, 12, 16 gibi katlı cihaz kullanımına ihtiyaç yoktur. Tüm kayıtlar bilgisayar ortamında NVR dediğimiz Network Video Recorder’lar ile yapıldığından, ilave edilecek bir kamera için katlı çözüm gereği ortadan kalkmıştır. Yazılım üzerinden yeni bir kamera tanımı ile istenen adette kamera sisteme eklenmiş olur. IP aralığınız yettiği ve sviçteki port sayısı izin verdiği sürece sınırsız sayıda IP kamera kullanılabilir. Bu ilave IP kamerayı kablosuz olarak tercih edebilir veya en yakın ağ sviçine kadar CAT–5 kablo ile ulaştırarak sisteme çok çabuk dahil edilebilir.
IP kameralar her türlü dijital ortama kayıt yapabileceği gibi eğer varsa mevcut standalone sistemlerle de uyumlu çalışabilir. Bazı IP kameralar video decoder kullanarak, bazıları da üzerindeki analog video çıkışı sayesinde minimum maliyetle tüm sistemlerle uyumlu hale getirilebilir.
8. Sürekli güncellenebilme özelliği

IP kameralar, her zaman en son sıkıştırma teknolojileri ve video yazılımlarını kullanacaktır. IP kameralarda bulunan işlemciler uzaktan kolayca programlanabilmektedir. Bu da IP kameraların, son teknoloji yazılım ve özellikler için her zaman güncel olacağı anlamına gelmektedir.
9. Uzaktan izleme ve kullanım kolaylığı
Dilediğiniz her yerden, PC, laptop, cep telefonu veya cep bilgisayarı ile ek bir cihaza, karta, yazılıma ihtiyaç duymadan canlı olarak görüntülere sorunsuz ve akıcı bir şekilde ulaşmak IP kameralarla çok kolay ve rahat bir şekilde mümkün olmaktadır.
10. Kablo maliyet avantajları
IP kameralar mevcut network ağına sviçle bağlanarak sisteme dahil olmaktadır. Bu da kayıt yapılan lokasyona kadar kablolama ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Böylece kablolama maliyetleri minimuma inmektedir. Koaksiyel kablonun m2 maliyeti daha yüksekken, IP kameralar da kullanılan CAT5 kablosunun maliyeti daha düşüktür. Ayrıca fiber optik kablo ile bir IP kamera görüntüsünü 10-11 km’ye kadar ileriye sorunsuz bir şekilde ulaştırmak mümkündür. Bu tür büyük lokasyonlu projelerde her kamera için ayrı kablolama yapma zorunluluğunun olmaması da çok ciddi bir işçilik ve kablo maliyet avantajı getirmektedir.
Sonuç…
Dünya CCTV pazarındaki eğilimleri ve yazımızda bahsettiğimiz nedenleri göz önünde bulunduran BİGES, ZAVIO ve AVIGILON markalarının Türkiye dağıtıcılığını üstlenerek IP kamera ve yazılımları segmentinde de iddialı bir portföyle hizmet vermektedir.
HABERİN DEVAMI İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERİ TIKLAYINIZ:
IP kameralar ve hayatımıza getirdiği kolaylıklar
Türkiye’nin ilk ve tek IP kamera üreticisiyiz
Güvenlik kamera sistemi seçim ve uygulama detayları
Bosch’tan uzun mesafe hepsi-bir-arada gündüz/gece kamerası
Samsung 7.Geleneksel CCTV Ürün Semineri İstanbul Kalyon Otel’de gerçekleştirildi
IP kamera tercih etmenin 10 nedeni?
|
||||
| Tüm Yazıları |
|
||||
| Tüm Yazıları |
Açıköğretim Lisesi kredileri düşürülsün istiyorum (imza kampanyası)
Açık Lise Kredileri hakkında açıklama...
5 bin TL maaşla, operatör aranıyor