ST. Akıllı Binalar ve Güvenlik Sistemleri Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın-
Son günlerde kamuoyunda da çok ses getiren, Avrupa’nın yapılmakta olan en yüksek binası konumundaki, Moskova’daki Mercury City Tower Binasının bir Türk Müteahhit olarak mekanik müteahhitliğini üstlendiklerini söyleyen TOKAR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Erdem ile TOKAR A.Ş.’nin gündemini, yeni projelerini ve sektörel sorunları konuştuk.
TOKAR, teknolojik bina projelerinde ne tür hizmetler veriyor? Şirketin vizyonu ve misyonu nedir?
TOKAR, tesisat müteahhitliği ile teknolojik binalarda MEP sistemleri olarak adlandırdığımız Isıtma – Havalandırma – Klima – Sıhhi Tesisat–Yangından Korunma–Elektrik ve Otomasyon Tesisatlarının; tasarım, mühendislik, müteahhitlik ve imalatını yapmaktadır. Şirketimiz, bunun dışında bir diğer kolu olan “endüstriyel” taahhüt müteahhitlik ile de endüstriyel tesislerin inşaat ve montajını yapmaktadır. Şirketimiz, rekabet gücünü sürekli geliştirerek sektördeki lider konumunu perçinlemek ve uluslararası pazarda söz sahibi bir müessese konumuna gelebilmek amacındadır. Bunun yanı sıra şunu da belirtmek gerekir ki, sektörümüzde “Tokar Mektebi” deyimi ile karşılığını bulan şirket içi eğitime tabi tutulmuş çok iyi uzman kadro ile çalışmak, uluslararası mühendislik standartlarına harfiyen uymak, kaliteden kesinlikle ödün vermemek, kalite hedeflerimizin ticari hedeflerimizin önünde geldiğinin bir göstergesi olarak yer almaktadır.
Hayata geçen ve devam eden endüstriyel ve mekanik hangi projeleriniz var? Bu projelere TOKAR Yapı’nın getirdiği yenilikler neler? Hayatımıza ne gibi kolaylıklar ya da konfor sunuyor?
Şirketimiz, 1954 yılından beri faaliyette bulunduğu sektörde birçok prestij proje gerçekleştirmiştir. Mekanik tesisat müteahhitliği alanında; Sabancı Center, Ataköy-Galeria, Sultanahmet Four Seasons Oteli, İstanbul Hilton Oteli, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi, Haliç Kongre Merkezi, Sabancı ve Koç Üniversiteleri Kampüsleri, John Hopkins ve Ankara Travmatoloji Hastanelerini ve daha birçok projeyi biz tamamladık. Endüstriyel Müteahhitlik alanında ise; EÜAŞ da dahil olmak üzere kamu ve özel sektöre 7,643 MW toplam gücünde farklı tipte kuvvet santralleri kurulmasını gerçekleştirdik; Tüpraş Ham Petrol Tankları, İpraş II Tevsi, Petkim AYPE-T Ünitesi, Gemlik Gübre ve Amonyak Tesisi, Erdemir, TAİ Uçak fabrikaları gibi belli başlı sanayi tesislerinin endüstriyel müteahhitliğini yaptık. Şu sıralarda, kamuoyunda da çok ses getiren, Avrupa’nın yapılmakta olan en yüksek binası olan Moskova’daki Mercury City Tower Binasının mekanik müteahhitliğini bir Türk Müteahhit olarak biz yapmaktayız. Bakü’deki Flame Tower Projesi, Konya, Şanlıurfa ve Mardin’deki Hilton Otelleri, İstanbul Etiler’deki Etiler Turizm Merkezi Binası ile yine İstanbul Şişli’deki Anthill Residence Binası şu anda devam eden işlerimizden sadece birkaçıdır.
Gündeminizde neler var?
Şu sıralarda, şirketimizin gündeminin ilk sıralarında uluslararası alandaki faaliyetlerimizi daha da geliştirmek var. Öyle ki, hâlihazırda Moskova, Bakü ve Erbil’de devam eden faaliyetlerimizi, çok yakın zamanda Abu Dhabi, Riyad ve Bağdat’ta da harekete geçirmeyi planlamaktayız. Bunun yanı sıra Türkiye’de de, şirketimizin adı ve kalitesine uygun olabilecek projeler oluşursa TOKAR olarak bunlarda da görev alacağız.
Sizce sektörünüzün iç ve dış pazarlarda gelişmesini tehdit eden unsurlar neler? Bu unsurları ortadan kaldırmak için ne gibi çalışmalar yapılmalı? Sektörü temsil durumdaki oluşumlara ve resmi kurumlara bu konuda düşen görevler nelerdir?
Sektörün iç ve dış pazarda en önemli sorunu, tesisat firmalarının alt yüklenici olarak kabul edilip, ana yüklenici tarafından yeterli bir değerlendirmeden geçirilmeden seçilmesidir. Aslında teknolojik binalarda elektro-mekanik işlerin ayrı ihale edilmesi ve ana müteahhide bağlı olarak çalışılması çok daha uygun görünmektedir. Elektro-Mekanik sistemler yapı ve tesisi yaşatan parçalar olarak kabul edilip ayrı bir şekilde değerlendirilmelidir.
Sektörün önünü tıkayan diğer bir konu ise bankacılık sistemidir. Firmaların, özellikle almış olduğu işlerde bankaların sözleşme ile birlikte teminatların verilmesi konusunda devlet bankaları veya resmi kuruluşların bu konularda firmalara destek olması gerekmektedir.
“TOKAR MEKTEBİ 600’DEN FAZLA MÜHENDİS YETİŞTİRDİ”
Sizi sektördeki rakiplerinizden farklılaştıran en önemli özellikleriniz nelerdir?
TOKAR sektörün ilklerinden biridir. Dile kolay 1954 yılından beri faaliyetteyiz. Şirketimizden 600’den fazla mühendis yetişmiştir. Hatta bizim için ne kadar onur vericidir ki; sektörde, şirketimizden, “TOKAR mektebi” diye bahsedilmektedir. Türkiye’deki termik santrallerin yaklaşık %40’ını, mekanik montajlarını şirketimizin endüstri kolu yapmıştır. Bunun yanı sıra yine Türkiye’nin en önemli iş, üniversite, hastane ve otel gibi binalarının mekanik tesisatlarında da TOKAR’ın imzası vardır. En son olarak da, hepinizin bildiği gibi Avrupa’nın yapılmış en yüksek binası olan Capital City Binasının mekanik müteahhitliğini yaptık; yine Avrupa’nın yapılmakta olan en yüksek binası konumundaki Mercury City Tower Binası’nın mekanik tesisat müteahhitliğini de yapıyoruz. Biz, bir işi alırken ve yaparken öncelikle; onu teknik olarak nasıl, en iyi ve en kaliteli bir şeklide yapabilirize odaklanırız. İnanın ki, bu gerektiğinde karlılık amacımızın bile önüne geçebiliyor. Çünkü TOKAR kalitesi bizim için her şeyden önce gelir. Bütün bunlar TOKAR adının farkını, gücünü, kalitesini ve de insanlarda yaratmış olduğu güveni açıkça ortaya koymaktadır.
Ayrıca TOKAR’ı diğer rakiplerden farklılaştıran en önemli özelliklerden biriside sistemin proje detay sorumluluğu, ekipman seçimindeki enerji verimliliği ve optimum cihaz seçimi, enerjinin verimliliği, ses/gürültü, insan konforu, hijyen konusunda tecrübelerini aktarmaktır.
Ayrıca uzun yıllar test devreye alma balanslama işlerini yapan teknik ekipler kadrosunda bulundurmakta, sistemin proje değerleri ve hesaplarına uygun devreye alınmasını bu tecrübeli ekipler vasıtasıyla yapmaktadır.
Son dönemde sektörü ve personelinizi bilinçlendirme adına yaptığınız ne gibi çalışmalar oldu?
TOKAR, şirket içi eğitime çok önem vermektedir. Öyle ki, genellikle Çarşamba günleri olmak üzere, haftanın bir gününde şirketimiz çalışanlarına, faaliyet ve çalışma konumuzla ilgili seminer ve eğitim vermekteyiz. Bu eğitimler şirketimizin vazgeçilmezlerinden biridir. Zira bizler, tekniğe ve kaliteye, gerektiğinde karlılığın da önüne geçecek şekilde öncelik vermekteyiz. Belki de, sektörde, “TOKAR Mektebi” olarak anılmamızın sebeplerinden biri de budur.
Sizce 2011 yılında üretim, firma sayısı, ihracat, ithalat gibi alanlarda sektörü ne gibi gelişmeler bekliyor?
Sektörün 2011 yılı pek farklı geçmeyecek gibi görünmektedir bildiğiniz gibi. Ortadoğu’daki mevcut durumlardan dolayı inşaat sektörü 2008 dönemine geri dönmüştür. Diğer bölgelerde ise henüz 2008 krizi öncesi tekrar aynı ivmeyi yakalaması mümkün görülmektedir. Ülkemizde inşaat sektörü belirli oranda büyümeye devam etmekte ancak kriz öncesi yılları yakalama şansını henüz bulamamıştır. Sektörde firma sayısı devamlı artmakta rekabet şartları her geçen gün daha kötüye gitmekte ve mali zorlamalar neticesinde şirketler para kaybeder duruma gelmektedir.
İleriye yönelik hedeflerinizden, yatırım planlarınızdan bahseder misiniz?
Şirketimizin doğrudan teknik montaja dönük özel ürün imal etmesinden dolayı, tesisat piyasasına dönük imalatı fazla değildir. Mevcut kanal imalat tesisimiz, ancak devam etmekte olan işlerimizden gelen talepleri karşılayabilmektedir. Hedef olarak daha çok dış pazarlara yöneldiğimizden, öncelikli olarak, bu tip projeleri yürütecek nitelikli eleman yetiştirmek amacımızdır.
Tüm akıllı bina haberleri için -tıklayın-
DİĞER RÖPORTAJLAR İÇİN -TIKLAYIN-