22 Mayıs 2012 Salı
Geri Dönüşüm
Geri Dönüşüm Sektörü, bu yıl atıkların yüzde 40’ına talip
Yeni bir kavram olması nedeniyle yeni girişimlere kapısı açık olan geri dönüşüm sektörüne, kâr marjı yüksek olduğu için büyük yatırım gruplarının son dönemlerde ilgisi artıyor. Sektör Türkiye’de atıkların toplanması ve geri kazandırılması konusunda kısa sürede önemli mesafeler kat etti.

Küresel ısınma ve çevre konularının gündeme oturduğu son yıllarda geri dönüşüm sektörü de Türk ekonomisindeki yerini giderek güçlendiriyor. Yeniden değerlendirilme imkanı olan atıkların çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçirilerek ikincil hammaddeye dönüştürülmesi ve tekrar üretim sürecine dahil edilmesi süreci olan geri dönüşüm, gelecek dönemde Türk ekonomisinde yıldızı parlayacak sektörlerin başında geliyor.

Yeni bir kavram olması nedeniyle yeni girişimlere kapısı açık olan geri dönüşüm sektörüne, kâr marjı yüksek olduğu için büyük yatırım gruplarının da son dönemlerde ilgisi artmış durumda. Lisanslı çalışan işletme sayısının son üç yılda yüzde 70 oranında artış gösterdiği sektörde,  alınacak daha çok yol var. Toplanan atık rakamlarının Avrupa’yı giderek yakaladığı Türkiye’deki geri dönüşüm sektörünün, önümüzdeki yıllarda hem geri dönüşümü ucuzlatacak teknolojiler üretmeye, hem de atıkları yok etme işlemini pozitif endüstriye çevirerek elektrik, biyogaz, gübre üretimine dönüştürmeye yönelik yatırımlara odaklanacağı tahmin ediliyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası kaynak sıkıntısı nedeniyle başlayan geri dönüşüm hareketi, sunduğu birçok avantajla dünyadaki cazibesini giderek artırmakta. Günümüzde geri dönüşüme yatırım yapan ülkeler deyim yerindeyse bir taşla üç kuş vuruyor. Öyle ki; demir, çelik, bakır, kurşun, kağıt, plastik, kauçuk, cam, elektronik atıklar gibi maddelerin geri kazanılması ve tekrar kullanılması, hem çevre kirliliğini önlüyor, hem doğal kaynakların tüketimini azaltıyor, hem de ekonomik anlamda büyük tasarruf sağlıyor. Sadece tek bir alüminyum kutunun geri dönüştürülmesi bile bir televizyonu üç saat boyunca çalıştıracak enerji tasarrufu yaratıyor.

Pike Research adlı kuruluş tarafından yapılan çalışmalara göre 2010 yılı itibariyle dünyada toplam 900 tesiste 0.2 milyar ton atık değerlendirilerek yaklaşık 130 trilyon kilovat-saat elektrik üretildi. Bu tesislerin yıllık gelirinin 2010-2016 döneminde 3.7 milyar dolardan, 13.6 milyar dolara çıkması bekleniyor. SBI Energy adlı pazar araştırması şirketinin Mart 2011 tarihli raporunda ise, küresel ekonomik krize rağmen 2006-2010 döneminde atıktan enerji üretimi sistemlerine yapılan yatırımların 4.8 milyar dolardan 7.1 milyar dolara çıktığı belirtiliyor. Yine aynı rapora göre 2021 yılına dek bu rakamın yıllık 27 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Talep artışının Çin ve Hindistan gibi Asya pazarlarındaki büyümeden ve Avrupa Birliği’ndeki yeni atık yönetimi standartları ile AB ve ABD’de sera gazı azaltımına yönelik politikalarından kaynaklanacağı tahmin ediliyor.

METAL ÜRÜNLERİN EKONOMİK DEĞERİ YÜKSEK
ABD ve Avrupa’da geri dönüşüm alanında çok uzun yıllar önemli mesafeler alınırken, Türkiye’de bu kavramın hikayesi aslında pek de eski değil. Sürecin 1991 yılında yürürlüğe giren Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliğiyle başladığı Türkiye’de, bütün atıkları içeren bu çerçeve yönetmelik özel sektöre ilk kez piyasaya sunduğu ürünün atığını tekrar geri kazandırması konusunda zorunluluk getirdi. Özellikle 2005 yılından itibaren Tehlikeli Atıkların Kontrolü (APAK) Yönetmeliği, Ambalaj Atıkların Kontrolü Yönetmeliği gibi birçok yönetmeliğin hayata geçirilmesiyle her ürün grubu kaynağında ayrı toplanarak kendi konusunda bir standarta ulaştı. Sağlanan tasarruf ve yakalanan başarı ise sektöre ‘ekonominin yerüstü madenciliği’ tanımlamasını getiriyor. Yapılan yatırım ve bilinçlendirme çalışmalarının artması bugün Türkiye’de geri dönüşüm rüzgarının bir anlamda daha hızlı esmesine neden oluyor.

Atıkların tekrar hayata döndürülmesi aşamasında ekonomik değere en çok sahip olan ürünlerin başını metal ürünler çekiyor. Demir-çelik, bakır, alüminyum, akümülatörler, pil, atık ambalaj, elektronik atık ve her türlü hurda metalin geri dönüştürüldüğü Türkiye’de, 2008 yılında sadece ÇEVKO tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda 27 bin ton metal ambalaj atığı geri dönüştürülerek, 230 bin tonluk kömür ve 200 bin metreküplük düzenli depo alanı hacminden tasarruf sağlandı. Türkiye’de metali ilk geri dönüştüren sektör olan hurdacılar sanayileşmeyle birlikte, bugün birer metal geri dönüşümcüsü olarak faaliyet gösteriyor. Bir milyona yakın küçük ve büyük ölçekli işletmenin faaliyet gösterdiği sektörde, yılda yaklaşık 50 milyon dolarlık bir iş hacmi yaratılıyor. Yüzde 25’i kayıtdışı olması nedeniyle net rakamların telaffuz edilemediği hurdacılık sektöründen para kazananların miktarı ise Türkiye nüfusunun yüzde üçü olarak dile getiriliyor.

EN YENİ SEKTÖR, E-ATIK
Son yıllarda giderek büyüyen bir başka metal geri dönüşüm alanını gemi sökümcüleri oluşturuyor. Bünyesindeki çok sayıda firma ile Türkiye’deki tek gemi söküm ve geri dönüşüm bölgesi olan ve dünyanın en iyi gemi söküm bölgeleri arasında gösterilen Aliağa Gemi Söküm Bölgesi, son yılların en iyi performansını sergiliyor. Ortadoğu’daki halk hareketleri bölgeden gelen hurda gemilerin önünü kesmesine rağmen iş potansiyeli açısından altın yılını yaşayan bölgede, bu yılın ilk üç ayında 135 bin ton hurda geminin sökümü yapıldı. 2003-2008 yıllarını kapsayan altı yıllık dönemde Aliağa’da yılda ortalama 145 bin ton geminin sökümü yapıldı. 2009 yılında bu miktar yüzde 100’den fazla artışla 298 bin tona ve 2010 yılında da 423 bin tona çıktı. Bu yıl ise bölgenin iş potansiyelinde rekor artış yaşanıyor. Sadece ilk üç ayda 135 bin ton gemi sökümü yapılarak 2008 yılının tamamında gerçekleşen gemi söküm tonajı bir anlamda yakalandı. Aliağa’ya sökülmek üzere gelen gemilerin yüzde 50’ye yakın bölümü Suriye, Lübnan, Mısır ve Libya başta olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden geliyor. Halk ayaklanmaları nedeniyle son dönemde bu ülkelerden gemi akışı durdu. Ancak bu durumun bir iki ay içinde düzelmesi bekleniyor. 1976 yılından beri İzmir Aliağa`da faaliyet gösteren ve yıllık bir milyon ton gemi işleme kapasitesine sahip olan bölgenin hedefinde ise yabancı gemiler var. Dünyada 2015 yılına kadar 214 milyon dwt geminin hurdaya ayrılacak olması, Türk gemi geri dönüşümcülerini bir hayli heyecanlandırıyor. Ulaştırma Bakanlığı ve Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan ABD ve AB ülkelerle yaptığı anlaşmalarda bu ülkelerdeki gemilerin Türkiye’de sökülmesi için anlaşmalar imzalamasını bekleyen sektör temsilcileri, bunun gerçekleşmesi halinde Avrupa’nın merkezi olabileceklerine dikkat çekiyorlar.

Metal geri dönüşüm alanının en yeni faaliyet konusu ise elektronik atıklar. Teknolojik gelişmeler yeni çöp dağlarının oluşmasına neden olurken, Birleşmiş Milletler rakamlarına göre dünyada her yıl 50 milyon tona yakın elektronik atık üretiliyor. Türkiye’de e-atık kapsamında olan atıkların miktarı yıllık bir milyon ton civarında iken, bu miktarın ancak yaklaşık 20 bin tonluk kısmının değerlendirilmesi, sektörün henüz yolun çok başında olduğunu gösteriyor. Bu da girişimciler açısından sektörün cazibesini artırıyor. Türkiye’de e-atıkların geri dönüştürülmesine yönelik henüz beş firma lisans almayı başarırken, Bakanlığın kapısında lisans almayı bekleyen daha onlarca firma var.

2011’DE GERİ DÖNÜŞÜM ORANI YÜZDE 40’I AŞACAK
Geleceğe damgasını vuracak sektörler arasında gösterilen geri dönüşüm sektörünün, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her geçen yıl önemi artırıyor. Sektöre ilgi gösteren lisanslı yatırımcı sayısı şimdiden 450’ye ulaşmış durumda. Türkiye’de geri kazanım sektöründe kullanılan ürünlerin 2010’da geri dönüştürülebilirlik oranı yüzde 35 civarında gerçekleşti. 2011 yılı ve sonrasında ise geri dönüşüm oranlarının yüzde 40’ın üzerine çıkması hedefleniyor. Geri dönüştürülen atıkların yüzde 43’ünü kâğıt, yüzde 27’sini plastik, yüzde 12’sini cam, yüzde 8’ini tekstil ürünleri, yüzde 4’ünü de metal oluşturuyor. Bununla birlikte bir yılda çöpe atılıp geri dönüştürülemeyen atıkların değeri ise hala yaklaşık 1.5 milyar TL düzeyinde. Bu atıkların parasal değeri, sektörde potansiyel pazarı da ifade ederken, söz konusu atıkların geri dönüşüme kazandırılmasıyla hem enerji hem de hammadde konusunda önemli tasarruf sağlanacağı vurgulanıyor.

Dünyada her yıl ortaya çıkan 2.1 milyar ton atığın büyük bölümü, düzenli çöp depolama alanlarına (landfill) gömülüyor. Bu miktar, potansiyel olarak 4.5 milyar varil petrol eşdeğeri enerji içeriyor. Söz konusu enerji miktarı ise, dünya elektrik tüketiminin yüzde 10’unu karşılayabilecek seviyede. Sektörün Türkiye ekonomisine katkısı da dikkat çekici. Sektör aktörleri, alüminyum kutunun geri dönüşümüyle, hammaddeden alüminyum üretimine kıyasla yüzde 95 enerji tasarrufu sağlanabileceğini belirtiyor. Öte yandan 192 litre ham petrolden üç litre madeni yağ elde edilirken, sadece 4.8 litre atık madeni yağdan üç litre madeni yağ elde edilebiliyor. Sektör yetkilileri, bu örneklere bakıldığında, geri dönüşüm sektörüyle dışa bağımlılığın azalacağı ve mevcut atık kaynakların kullanımıyla ülke ekonomisine katkının önemli ölçüde artırılabileceği görüşünde birleşiyor.

2023’E KADAR 9.5 MİLYAR EURO’LUK GERİ DÖNÜŞÜM YATIRIMI ÖNGÖRÜLÜYOR
Sektörde denetim, düzenleme, mevzuat ve yönetmelikler Çevre ve Orman Bakanlığı’nca yapılıyor. Çevre konusundaki uygulamalar özellikle 2009 yılından bu yana ‘gönüllülük’ esasından çıkmış durumda. Avrupa Birliği (AB) ile 2009 yılı Aralık ayında başlayan çevre müzakereleri, bu alandaki tüm uygulamaları zorunlu hale getirdi. Türkiye’ye gelen çok sayıda yükümlülük, aynı zamanda ciddi bir yatırım ihtiyacını da ortaya çıkarıyor. Türkiye, AB’ye uyum çerçevesinde 2023 yılına kadar ulusal çevre stratejisini belirlemiş durumda. Buna göre, çevre konusundaki uyum çalışması, mevzuat ve fiziki yatırımların gerçekleştirilmesinden oluşuyor. Çevre alanında uyumlaştırılması gereken 300’den fazla mevzuat var. 2007 ila 2023 arasında öngörülen yatırım tutarı ise 60 milyar euro. Bu tutarın yaklaşık 9.5 milyar euro’sunu ise atık geri dönüşümü oluşturuyor.

Çevre yatırımları içinde şu ana kadar en fazla ambalaj atıkları konusunda adım atıldığı gözleniyor. Bu alandaki düzenleme, 2005 yılında Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile yürürlüğe girdi. Ancak 2007’de yönetmelikte bir takım değişiklikler yapılarak revize edildi. Bu alanda, belediyeler, lisanslı toplama-ayırma tesisleri, lisanslı geri dönüşüm tesisleri, ambalajlı ürün piyasaya süren sanayi kuruluşları, ambalaj üreticileri, yetkilendirilmiş kuruluşlar, satış noktaları ve tüketiciler gibi çok sayıda oyuncu faaliyet gösteriyor. Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) ile Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı (TÜKÇEV) bu kuruluşlar arasında öne çıkıyor. ÇEVKO, yürüttüğü atık ambalaj geri kazanım çalışmaları çerçevesinde 2010 yılı sonu itibariyle 26 ilde 90 ilçe belediyesiyle çalışıyor. TÜKÇEV ise, 2010 yılının ikinci yarısında 60 bin ton, 2011 yılının ilk çeyreğinde ise 82 bin ton ambalaj atığını belgelendirirken, yıl sonunda 150 bin ton ambalajı belgelendirmeyi hedefliyor. 

“SEKTÖRDEKİ BÜYÜME YATIRIMCILARIN İLGİSİNİ ARTIRIYOR”
Geri Kazanım Sanayicileri Derneği (GEKSANDER) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Engin, Türkiye’de geri dönüşüm sektöründe bugün gelinen noktada büyük bir aşama kaydedildiğini ifade ederek, yatırımların son dönemde büyük ölçüde artış gösterdiğine dikkat çekti. Bu nedenle Türkiye’nin önceki yıllara nazaran dünya genelindeki geri dönüşüm oranlarını artırarak Avrupa ülkeleri arasındaki yerini üst sıralara taşıdığını belirten Engin, Türkiye’de geri dönüşüm sektörünün teknolojik olarak ilerlediğini ve mevcut atık potansiyelinin fazla olduğunu ifade etti. Bu durumun yerli ve yabancı firmaların yatırımını olumlu yönde etkilediğini söyleyen Engin, yapılacak yeni yatırımların geri kazanım sektörünün geliştirilmesinde büyük pay sahibi olacağını vurguladı. Engin, “Sektörde denetim, düzenleme, mevzuat ve yönetmelikler Çevre ve Orman Bakanlığı’nca yapılıyor. Geri kazanım sektörünün rehabilite edilmesi ile ilgili bakanlığın başlattığı çalışmalar, sektörün geleceği açısından çok önemli. Milyon TL’lerle ifade edilen ve ekonomik katkı sağlayan bu sektörün, çevreye duyarlı tesisler haline getirilmesi ülkemiz açısından da ayrı bir kazanç olacaktır. 2010 yılında yüzde 35 civarında olan geri dönüştürülebilirlik oranının bu yıl yüzde 40’ın üzerine çıkmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Geri Dönüşüm haberlerini okumak için -tıklayın-

Son dakika haberleri için -tıklayın-




ÇOK OKUNAN 3 HABER
  • YORUMLAR
      Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
    1 2 3 4
    Anketler
    Kurumsal
    E-Bülten Üyeliği
    Ad Soyad :
    Email :
    Firma Adı :
    » Emekli Maaşları » Memur Maaşları » Cam Balkon » Memur
    » Milli Piyango » Süper Loto » Şans Topu » Sayısal Loto
    » E-Okul » Haber » Recep İvedik 3 » Prenses ve Kurbağa
    » Morganlar Nerede? » Ejder Kapanı » Avatar » Sinema
    » Adanalı » Sakarya Fırat » Canım Ailem » Hanımın Çiftliği
    » Aşk-ı Memnu » Ezel » Kurtlar Vadisi Pusu » Dizi
    » Eskişehirspor » Antalyaspor » Gençlerbirliği » Gaziantepspor
    » Bursaspor » Ankaragücü » Trabzonspor » Spor