23 Mayıs 2012 Çarşamba
İş`te Eğitim
Okullarda uyuşturucu eğitimi verilmiyor
Türkiye Psikiyatri Derneği Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları Bilimsel Çalışma Birimi’nden Dr. Defne Tamar Gürol, Milli Eğitim Bakanlığının, 2003 yılından bu yana öğrencilerin uyuşturucu kullanımı eğilimiyle ilgili olarak okullarda bilimsel çalışma yapılmasına izin vermediğini bildirdi.

Türkiye Psikiyatri Derneği Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları Bilimsel Çalışma Birimi’nden Dr. Defne Tamar Gürol, Milli Eğitim Bakanlığının, 2003 yılından bu yana öğrencilerin uyuşturucu kullanımı eğilimiyle ilgili olarak okullarda bilimsel çalışma yapılmasına izin vermediğini bildirdi, bu durumun, sorunun gerçek boyutlarıyla görülüp önlem alınmasını zorlaştırdığını vurguladı.
Dr. Gürol, yaptığı açıklamada, “2003 yılında yapılmış olan Birleşmiş Milletler Madde ve Suç Ofisinin desteklediği çalışma dikkate alındığında okullarda esrar kullanımı yüzde 5,1, uçucu madde kullanımı yüzde 5,2, ekstazi kullanımı yüzde 3,2, eroin kullanımı yüzde 2,8 bulunmuştur. Bir başka çalışmada 2001 ve 2003 yıllarında lise öğrencilerine yönelik yapılmış yaygınlık çalışmaları karşılaştırıldığında esrar kullanımının yüzde 75,7, uçucu madde kullanımının yüzde 40,5, ekstazi kullanımının yüzde 287,5, eroin kullanımının yüzde 100 arttığı görülmüştür. Ancak 2003’ten sonra gençler arasında madde kullanım eğilimlerindeki değişimi takip etmek mümkün olmamıştır” dedi.

NELER YAPILABİLİR?

“Madde kullanımı ile mücadelede birincil önleme, yani bir kişinin hiç madde kullanmamasını sağlama; ikincil önleme, yani madde kullanımı olan bir kişinin madde kullanmayı bırakmasını sağlayacak tedavi programlarını oluşturma; üçüncül önleme, yani madde kullanmayı bırakamayan bir kişinin çevresine ve kendisine verdiği zararı azaltma olmalıdır” diyen Dr. Gürol, açıklamasında şunları da kaydetti:
“Uyuşturucu arzının önlenmesi, talebin azaltılması ve zararın azaltılmasına yönelik politikalar geliştirilmelidir. Arzın önlenmesi kolluk kuvvetlerinin çalışmaları ile madde ticareti, dağıtımı ve satışının azaltılması ile mümkün olmaktadır. Talebin azaltılması risk gruplarına ve topluma yönelik önleme çalışmaları ve tedavi olanaklarının geliştirilmesi ile sağlanabilir. Zararın azaltılması madde kullanımından doğan zararların en aza inmesini hedefler. Bunun için enjektör paylaşımının önlenmesinden, yerine koyma tedavilerinin uygulanmasına kadar geniş bir alanda bir planlama ve uygulamayı içerir.
Bütün bunlar belli günlerde yapılan kampanyalarla sağlanamaz, her alanda kurumlar arası işbirliğinin sağlandığı ve iyi organize olmuş, planlanmış çalışmalar yapılmalıdır.
Ülkemizde önleme çalışmaları dağınık ve birçok elden yürütülmekte, kurumlar arası işbirliği yeterli düzeyde bulunmamaktadır. Madde kullananlara yönelik tedavi olanakları tüm ülkede yeterli ve aynı kalitede olamamakta, bu alanda çalışan uzmanlaşmış kişilerin sayısı bu hizmeti yürütmeye yetmemektedir. Zarar azaltmaya yönelik ise hiçbir politika geliştirilmemiştir.”

http://www.haberortak.com

 




ÇOK OKUNAN 3 HABER
  • YORUMLAR
      Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
    1 2 3 4
    Anketler
    Kurumsal
    E-Bülten Üyeliği
    Ad Soyad :
    Email :
    Firma Adı :
    » Emekli Maaşları » Memur Maaşları » Cam Balkon » Memur
    » Milli Piyango » Süper Loto » Şans Topu » Sayısal Loto
    » E-Okul » Haber » Recep İvedik 3 » Prenses ve Kurbağa
    » Morganlar Nerede? » Ejder Kapanı » Avatar » Sinema
    » Adanalı » Sakarya Fırat » Canım Ailem » Hanımın Çiftliği
    » Aşk-ı Memnu » Ezel » Kurtlar Vadisi Pusu » Dizi
    » Eskişehirspor » Antalyaspor » Gençlerbirliği » Gaziantepspor
    » Bursaspor » Ankaragücü » Trabzonspor » Spor