Yıllardır hep konuşulur, nedense çözümleri hep kelimeler arasında kalır;Türk Müteahhitlerin sıkıntıları, oysa her bir şeyi geride bırakıp varını yoğunu risk ederek ; Dünyanın dört bir yanına çanta elinde ihale koşuştururlar. Kazandığını kuruşu kuruşuna vatanına getirirler, bitmeyen bir borç gibi .
Ama onların en büyük sıkıntısının sadece bir kağıt parçası olduğunu kaçımız biliriz.
Yurt dışında iş yapmak için aşılması gereken en büyük engel teminat mektubudur . Teminat mektubu olan Türk işadamının Dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir ihaleyi kaçırmadığını görürsünüz. Nedense devletimiz, devlet büyüklerimiz yılda yaklaşık 100 milyar dolar ihale üstlenmiş ülke; GSMH’nın 1/6sını tek başına üreten 150-200 bin kalifiye elemanımıza istihdam sağlayan bu fedakar insanları hep görmezden gelmiş, sorunlarına çare olamamıştır. Oysa 100 milyarlık bir ihalenin teminat ve finans gideri %2-%7 gibidir. İçeride bütün bankaların 2008 yılı toplam karı 13 milyar TL’dir. Görmezden geldiğimiz; Türk işadamlarının bu işler için yurtdışı bankalara bıraktığı parada bu toplamın yarısı kadar.
Sevgili devlet büyüklerimiz; çok basit bir yasa ile yapılacak düzeleme ile çözülecek bu sorunu neden çözmüyoruz.
Kredi garanti fonu gibi teminat mektupları için bir havuz bankacılığı oluşturulamaz mı? Bütün bankaların faaliyet yasalarına ufacık bir madde eklenemez mi? Çin bile bu işi böyle yapıyor. Yurtdışında iş yapan işadamını; teminat, finans ve ikili anlaşmalarla koruyup kollarken , biz adını bile birçoğumuzun ilk defa duyduğu ülkelerde ihale koşturup iş yapacağım diye perişan olan bu fedakar sipahileri neden görmezden geliyoruz.
Gelin hesaplarımızı tekrar irdeleyelim. Ülke döviz gelirimizin arttırılması için sektörel bazda bir bilanço yapalım. Dünya makine pazarına, inşaat piyasasına ve transit ticarete yön veren fedakar Türk işadamına sahip çıkalım; çıkalım ki 100’ü 250 yapalım. O zaman ekonomik konjektörde belirleyici olalım …
http://www.haberortak.com