23 Mayıs 2012 Çarşamba
Konuk Yazarlarımız
Aile Şirketlerine Genel Bakış
Faik ERDOĞAN

İş hayatına baktığımızda mevcut şirketlerimizin %99 gibi yüksek bir oranda aile şirketi şeklinde kurulduğu ve yapılandığı görülmektedir. Aile şirketlerinin bu kadar yüksek oranda görülmesi sadece ülkemize has bir durum olmayıp dünya ekonomisinde söz sahibi olan pek çok ülkenin ekonomisinde de aile şirketleri önemli bir yer oynamaktadır. Mesela, Japonya ekonomisini yedi ailenin yönettiği bilinmektedir.

İnsan hayatının en önemli unsurlarından ikisinin “aile” ve “iş” olduğu bir gerçektir. Aile şirketleri ise bu iki unsuru aynı anda içeren bir özellik taşıyan, ayrı bir inceleme konusu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Aile şirketlerinin başarı faktörlerini incelerken işin duygusal boyutunu da göz ardı etmemek gerekir. Zira o şirket o ailenin geçim kaynağı, daha da önemlisi toplum içerisindeki prestij kaynağı da olabilmektedir.

Aile şirketi denildiğinde genel olarak akrabalık bağları olan bireylerin bir araya gelerek, bir malı yada hizmeti üretmek için kurdukları kâr amaçlı örgütler anlaşılmaktadır.

Günümüzde çok sık olarak telaffuz edilen bir kavram olan aile şirketleri değişik şekillerde tanımlanabilmektedir. Genel olarak aynı aileden iki veya daha fazla kişinin şirket hisselerinin tamamına veya çoğunluğuna sahip olması aile şirketi olmasının temel şartlarından birisidir. Bu bağlamda tek kişinin sahip olduğu ve aileden hiç kimsenin çalışmadığı “patron şirketi” ile aile şirketlerini karıştırmamak gerekmektedir.

Ekonomide bu kadar önemli rol oynamalarına karşın ne yazık ki aile şirketlerinin ömrü çok kısa olmaktadır. Çoğunluğu birinci kuşak içinde iflas etmekte yada el değiştirmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre üçüncü kuşağa kadar yaşayabilen aile şirketlerinin oranı %10’un altında kalmaktadır.

Aile şirketlerinin ömürlerinin kısa olmasının sebebini kısaca, şirketi kuran aile büyüklerinin şirkete aşırı derecede bağlı olmaları sebebiyle aile içerisinden kendi yerlerine geçecek yöneticileri yetiştirememeleri, ikinci kuşağa geçen şirketlerde yaşanan yönetim ve hisse paylaşımı problemlerinin yaşanması şeklinde özetleyebiliriz.

Bir aile tarafından kurulup belli bir süre yönetilmiş olsa da aile şirketlerinin kurumsallaşması, aile dışından profesyonel tepe yöneticilerin atanması ve bağımsız bir yönetim kurulunun oluşturulması şirketlerin verimliliğini ve ömürlerini artıracaktır.

Kurumsallaşmanın önemini daha önce kavrayan Amerika ile ülkemiz arasında yaptığım ufak bir araştırma bu gerçeği çarpıcı şekilde ortaya koymaktadır.

-Ülkemizde aile şirketlerinin ömrü ortalama 10 yıl

-En eski Türk aile şirketi 4. Kuşak tarafından yönetilmekte, en eski Amerikan aile şirketi 12. Kuşak tarafından yönetilmekte.

-4.kuşak tarafından yönetilen bu en eski Türk şirketinin kuruluş tarihi 1870, 12. Kuşak tarafından yönetilen Amerikan şirketinin kuruluş tarihi ise 1843

Yazarın diğer yazılarını okumak için `tık`layın




ÇOK OKUNAN 3 HABER
  • YORUMLAR
      Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
    1 2 3 4
    Anketler
    Kurumsal
    E-Bülten Üyeliği
    Ad Soyad :
    Email :
    Firma Adı :
    » Emekli Maaşları » Memur Maaşları » Cam Balkon » Memur
    » Milli Piyango » Süper Loto » Şans Topu » Sayısal Loto
    » E-Okul » Haber » Recep İvedik 3 » Prenses ve Kurbağa
    » Morganlar Nerede? » Ejder Kapanı » Avatar » Sinema
    » Adanalı » Sakarya Fırat » Canım Ailem » Hanımın Çiftliği
    » Aşk-ı Memnu » Ezel » Kurtlar Vadisi Pusu » Dizi
    » Eskişehirspor » Antalyaspor » Gençlerbirliği » Gaziantepspor
    » Bursaspor » Ankaragücü » Trabzonspor » Spor