23 Mayıs 2012 Çarşamba
Konuk Yazarlarımız
Kötü Liderlik
Faik ERDOĞAN

Yönetim kitaplarına baktığımızda liderlik ile ilgili birbirine yakın pek çok tanım karşımıza çıkar. Bu alanda çalışma yapmış, yazılar yazmış hemen hemen herkes kendine ait bir tanım üretmiştir dersek abartmış olmayız.
Bu kadar çok tanım olmasına rağmen tanımların hepsinin ortak bir noktada buluştuğu, yani mantığının aynı sadece kullanılan ifadelerin farklı olduğu hemen fark edilmektedir. Bu ortak noktalara bakacak olursak belirli dürtüleri uyandırarak, belli bir amaca yönelmek için kaynakların harekete geçirildiğinde liderlikten söz edilir.
Söz konusu kaynakların harekete geçirilmesi aslında liderin tekelinde olmayıp, yandaşlar tarafından da sahip çıkılmasıyla hedefe ulaşılmaktadır.
Gündelik yaşama baktığımızda yalnızca iyi şeyler yapan iyi liderler ve iyi yandaşlarıyla değil, kötü şeyler yapan kötü liderler ve onların kötü yandaşlarıyla da her an karşılaşmaktayız.
Liderlik kavramını iyi liderliği kastediyor olarak kullanılması, literatürlerde ve okutulan derslerde kötü liderlik dengesinin yok sayılması, tıp okullarında bulaşıcı hastalıkları yok sayarak sağlığı öğretmeye kalkışmak kadar hatalıdır.
Tarihsel olarak baktığımızda ise siyaset teorisyenlerinin iyi liderlerin erdemlerini nasıl artıracağından çok, kötü liderlerin eğilimlerinin nasıl kontrol edileceği konusuyla ilgilendikleri görülmektedir.

Liderliği iyi liderlik ile sınırlandırmak ortaya üç büyük sorun çıkarmaktadır:
1- Kafaları karıştırmaktadır: Hitler’in soykırım yapmasına karşılık, şekli olarak iyi bir liderlik vasfı göstermesi
2- Yanıltıcıdır: Hedefe ulaşmayla gücü kötüye kullanma arasındaki ayrımı fark edebilmek kuşkusuz bizi farklı sonuçlara götürecektir.
3- Zarar verir: Kötü lideri görmemek onu durdurmayı engeller. Hitler’in kötü amaçları zamanında fark edilmiş olsaydı 2. Dünya Savaşı’nın seyri çok daha farklı olabilir, beklide şu andakinden çok daha insan bu savaşta hayatını kaybedebilirdi.

Liderlerin kötü olma sebepleri nelerdir?
Bu sorunun cevabını İngiliz Felsefe’ci Thomas Hobbes(1588-1679) Le-Viathan isimli kitabında “İnsanların doğası gereği açgözlü ve saldırgan olduklarını, buna bağlı olarak ta kişinin kendisini koruyacak, düzeni sağlayacak bir devletin hakları kapsamında yer alması gerektiği. Katı siyasi düzenlemeler ve demir yumruklu bir liderin yönetimi olmaksızın kargaşa ve savaşa sürüklenmenin kaçınılmaz olacağı” şeklinde açıklanmıştır.
Hobbes’ten yüzyıl kadar önce yaşamış olan Machiavelli(1469-1527) ise “Yönetimin birinci sorumluluğu düzeni sağlamak için ne gerekiyorsa yapmaktır” demiştir.
Bu iki örnek bize Avrupa ve Amerikan aydınlanmasının filozoflarının insanların nasıl özgürleştirileceğine olduğu kadar, onların nasıl kontrol altında tutulacağıyla da uğraştıklarını göstermektedir.

Liderler neden kötü davranır?
Kötü ortamın, kötü davranışları özendirmesi ve kötü yandaşların lideri kötü yola sapması için yönlendirmesi bu soruya vereceğimiz cevaplardan sadece birkaç tanesi olmakla beraber liderler esas olarak kişilik yapıları ve isteklerinin nitelikleri nedeniyle kötü davranırlar.

Bu konuyu biraz açacak olursak:
1- Nitelik: Bir liderin belirli bir niteliği taşıması yada yoksun olması, iyi yada kötü liderliğin nasıl yada neden yürütüldüğü hakkında bilgi verir. Nitelikler açısından yaklaşmak insanların niye öyle davrandıklarını anlamanın kolay yoludur.
2- Karakter: Bir liderin karakterini bilmek onun ahlaki yönlerini de bilmek demektir.

Liderler herhangi bir sebepten dolayı kötü davranabilirler ama bizler veya toplum kötü davranan liderlerin peşinden niçin gideriz?
1- Güvenlik, beslenme, sağlık gibi pek çok kişisel gereksinimden dolayı kötü liderin peşinden gideriz.
2- Herhangi bir gruba bağlılık düzeni sürdürme ve kimlik sağlar.

Yukarıdaki açıklamalara bakacak olursak kötü liderin peşinden gitmenin kişisel olarak bir çıkar ve aidiyetlik duygusundan kaynaklandığı açıkça görülmektedir.
Buraya kadar anlattıklarıma bakacak olursak iyi lideri tam olarak neyin tanımladığı ve iyi bir liderin kötü olanından nasıl ayırt edileceği konusunda bir açıklık olmadığını fark etmişsinizdir.
Yukarıda verdiğimiz örneğe dönecek olursak Hitler “ahlaki anlamda kötü” ile kastedilen biçimde “kötü” olabilir. Ancak son derece etkili olması anlamında iyi bir liderdir.

Lider ve yandaş ayrımı yapmaksızın kötü liderliği düzeltmeye ve önlemeye nasıl başlayabiliriz.?
1- İnsan doğasını değiştirerek kötü liderliği engelleyemeyiz.
2- Kötü yandaşlığı durdurmadan yada yavaşlatmadan kötü liderliği durduramayız.
3- Kafamızı kuma gömerek kötü liderliği durduramaz yada yavaşlatamayız.

Liderler iyi bir lider olmak için kendilerine nasıl yardım edebilirler?
1- Görev süresini sınırlandırarak.
2- Gücü paylaşarak.
3- Kendi büyüsüne kapılmayarak.
4- Gerçekçi olup, gerçekçi kalarak.
5- Zayıflığını telafi ederek.
6- Dengede kalarak.
7- Misyonu unutmayarak.
8- Sağlığını koruyarak.
9- Kişisel bir destek sistemi oluşturarak.
10- Yaratıcı olarak.
11- İştahının farkında olarak, onu denetim altında tutarak.
12- derin düşünerek.

Kendi kötü liderliğimizi engellemek için başkalarıyla çalışmak
1- Farklılıkları ve görüş ayrılıklarını cesaretlendiren bir açıklık kültürü oluşturun.
2- Kamu denetçisi tayin edin.
3- Hem güçlü hem bağımsız denetçiler bulun.
4- Grup halinde düşünce üretmekten kaçının.
5- Güvenilir, tam bilgi edinin ve bunları yayın.
6- Çapraz kontrol sistemi kurun.
7- Paydaşlık simetrisi için çaba gösterin.

Yazarın diğer yazılarını okumak için `tık`layın




ÇOK OKUNAN 3 HABER
  • YORUMLAR
      Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
    1 2 3 4
    Anketler
    Kurumsal
    E-Bülten Üyeliği
    Ad Soyad :
    Email :
    Firma Adı :
    » Emekli Maaşları » Memur Maaşları » Cam Balkon » Memur
    » Milli Piyango » Süper Loto » Şans Topu » Sayısal Loto
    » E-Okul » Haber » Recep İvedik 3 » Prenses ve Kurbağa
    » Morganlar Nerede? » Ejder Kapanı » Avatar » Sinema
    » Adanalı » Sakarya Fırat » Canım Ailem » Hanımın Çiftliği
    » Aşk-ı Memnu » Ezel » Kurtlar Vadisi Pusu » Dizi
    » Eskişehirspor » Antalyaspor » Gençlerbirliği » Gaziantepspor
    » Bursaspor » Ankaragücü » Trabzonspor » Spor