
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), Ulukışla’da altın madenciliği politikasından vazgeçilmesini istedi. Türkiye’nin toprağın, suyun, havanın yağmalanmasının, dere yataklarında yapılaşmaya izin verilmesinin sonuçlarını sel felaketiyle aldığına dikkat çeken ZMO, bu nedenle Niğde İl Özel İdaresi’nin altın şirketlerine toprak satışına yönelik 16 Eylül’de düzenleyeceği ihaleyi iptal etmesi gerektiğini vurguladı.
İhalenin iptali için Bolkar Dağları Platformu’nun 16 Eylül’de düzenleyeceği mitinge destek verecek olan ZMO, mitingin siyasi sorumluluk üstlenenler tarafından doğru anlaşılmasını beklediklerini açıkladı.
ZMO yaptığı açıklamada, Ulukışla‘da altın madencilerine karşı direnişe destek vereceklerini ve Bolkar Dağları Platformuyla birlikte yürümeye devam edeceklerini bildirdi. Toprağın, suyun, havanın yağmalanmasının, dere yataklarında yapılaşmaya izin vermenin sonuçlarını yaşanan sel felaketleriyle alındığını belirten ZMO, Ulukışla‘da dere yataklarına altın madeni kurulmasının sorumluğunu hiçbir siyasi iktidarın üstlenemeyeceğini ileri sürdü. Bu nedenle Niğde İl Özel idaresinin ihaleyi iptal etmesini ve bölgede tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine yönelik bir açılım beklediklerini açıklayan ZMO, siyanürlü altın madenciliği bölgede köylerin boşalmasına, Bolkar dağlarının doğa güzelliklerinin yok olmasına neden olacağını ifade etti. Bu nedenle Bolkar Dağları Platformu tarafından, Niğde İl Özel İdaresi‘nin altıncılara toprak satışına yönelik 16 Eylül 2009 tarihindeki ihalesini iptal etmesine yönelik olarak aynı gün düzenlenecek olan mitinge destek vereceklerini kaydeden ZMO, mitingin siyasi sorumluluk üstlenenler tarafından doğru anlaşılmasını beklediklerini açıkladı.
GÜMÜŞTAŞ`IN ULUKIŞLA`DA ALTIN ARAMA ÇABALARI HIZ KAZANDI
Açıklamada, Ulukışla`da Gümüştaş Şirketi`nin siyanürle altın arama ve işletmeye yönelik çabalarının son günlerde giderek hız kazandığına dikkat çekilerek, bu gelişmenin bölgede yaşayanlarda büyük bir kaygı ve endişeyle karşılandığı vurgulandı. Gümüştaş Şirketi‘nin Bolkar Dağları eteklerinde yaptığı maden arama faaliyeti sonucunda işletmeyi önce Bolkar dağlarının zirvesindeki Maden Köyü’ne yapacağının anımsatıldığı açıklamada, daha sonra bu bölgede kurulacak işletmenin çıkaracağı zehirli ve öldürücü atıkların, bölgenin yeraltı sularına karışacağına yönelik bilimsel raporlar hazırlanmasının ardından, işletmenin bu köye kurulmasından vazgeçildiği bildirildi.
Açıklamasında, işletmenin yine Bolkar Dağları eteklerindeki Porsuk ve Hasangazi köylerine taşınmaya karar verildiğini ifade eden ZMO, “Bunun için de şirket, Porsuk Göleti civarındaki 27 dönüm araziyi İl Özel İdaresinden satın almak için girişimlere başladı. Şirketin satın almak istediği arazi, daha önce köylerin tarımsal sulama ihtiyacını sağlamaya yönelik göletin bitirilmesi için kamulaştırıldı. Gölet için kamulaştırılan bu alan şimdi, siyanür atık havuzu olarak kullanılmak üzere İl Özel İdaresi tarafından ihaleye çıkarılıyor. On iki Ağustos tarihinde bu alan ihaleye çıkarılmış ve bölge halkının yoğun tepkisi sonucu ihaleye katılan olmamıştı. Ancak, 2 Eylül tarihinde il encümeni aldığı karar ile bu alanın satışı için on altı eylülde tekrar ihaleye çıkılmasına karar verdi. Yöre köyleri, altın madenini istemedikleri için bu toplantıyı boykot etti ve toplantı yapılamadı. 30 mayıs 2009 tarihinde maden köyünde geniş katılımlı bir miting ile altın madeninin kurulmasına karşı tepkiler dile getirildi. Bölge halkı on bin imza toplayarak valilik ve ilgili mercilere siyanürlü altın işletmesi istemediklerini ilettiler. Bu şirketin altın arama ruhsatlarının iptali için başvuruda bulundular” denildi.
TÜRKİYE ALTIN ŞİRKETLERİ İÇİN ÇOK KARLI BİR YATIRIM ALANI OLDU
Halkın bu tepkisine rağmen köylerin sulama göleti ve alanı ihale ile satılmak istendiğine dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’nin son yıllarda altın şirketleri için çok karlı bir yatırım alanı haline geldiği vurgulandı. Devletin altın madencilerine karşı halk tepkisini görmezden geldiğinin kaydedildiği açıklamada, bu anti demokratik yönetim anlayışının sonuçlarının ağır olacağının hükümetler tarafından görülmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada şu noktalara dikkat çekildi:
“Altın madenciliği sonucunda Türkiye’nin doğal varlıklarının yağmalanması yetmiyormuş gibi, bu varlıkların ekonomik değere dönüştürülmesi sonucunda elde edilen ürünlerde ülke dışına çıkarılmaktadır. Buna karşın, her türlü kir ve atık ise Türkiye’de kaldı. Bu durum Ulukışla için de geçerlidir. Ulukışla bölgesinin temel geçimi tarım ve hayvancılıktır. Bölgede kiraz, halk için altından çok daha değerlidir. Altın madeni işletilecek havza, Çukurova bölgesinin su varlıklarının kaynağıdır. Burada ortaya çıkacak ekolojik bir felaketin sonucunu, sadece Ulukışlalılar değil aynı zamanda Çukurova bölgesi de yaşayacaktır.”
|
||||
| Tüm Yazıları |
|
||||
| Tüm Yazıları |
Hurda araçlar trafikten çekiliyor
Açıköğretim Lisesi kredileri düşürülsün istiyorum (imza kampanyası)
Açık Öğretim Lisesi 2,5 yılda bitecek
| » Emekli Maaşları | » Memur Maaşları | » Cam Balkon | » Memur |
| » Milli Piyango | » Süper Loto | » Şans Topu | » Sayısal Loto |
| » E-Okul | » Haber | » Recep İvedik 3 | » Prenses ve Kurbağa |
| » Morganlar Nerede? | » Ejder Kapanı | » Avatar | » Sinema |
| » Adanalı | » Sakarya Fırat | » Canım Ailem | » Hanımın Çiftliği |
| » Aşk-ı Memnu | » Ezel | » Kurtlar Vadisi Pusu | » Dizi |
| » Eskişehirspor | » Antalyaspor | » Gençlerbirliği | » Gaziantepspor |
| » Bursaspor | » Ankaragücü | » Trabzonspor | » Spor |