
Soldan: ENOSAD Başkanı Sedat Sami Ömeroğlu ve
CoNet Proje Koordinatörü Sophie Krol
ST. Otomasyon Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın-
CoNet projesinin Türkiye’de tanıtımı amacıyla YTÜ Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen toplantıda görüşme fırsatı bulduğumuz CoNet Proje Koordinatörü Sophie Krol ile projenin ayrıntılarını, gelişim sürecini, mobil laboratuarların teknik eğitime ve sanayicilerimize sağlayacağı katkıları konuştuk.
Sayın Krol, CoNet projesinin ne zaman başladı, proje fikri nasıl doğdu?
CoNet projesi ( Co-operative Network Training –İşbirliği Eğitim Ağı ) 2009 Kasım ayında başladı. Görevli bulunduğum Belçika’ daki Karel de Grote üniversitesi endüstri ile oldukça iyi ilişkiler içinde olan bir üniversitedir. Avrupa Birliği’nin desteklediği ERESMUS projelerini araştırırken Life Long Learning Programme (Yaşamboyu Eğitim Programı) içinde yer alan EduNet projesi kapsamında bu projede partner olduğumuz bir çok değişik üniversite ile tanışma imkanımız oldu. Karşılıklı görüşmeler ve fikir alışverişlerinden sonra CoNet olgunlaştı ve hayata geçti.
Bu projede ENOSAD niçin tercih edildi?
Öncelikle projenin temelinde yer alan endüstriyel otomasyon konusunda Türkiye’de en etkin kurum ENOSAD olduğu için tercih edildi. CoNet’ in Türkiye’deki Akademik ortağı Yıldız Teknik Üniversitesi, projenin endüstri ortağı olan ENOSAD ise projenin son kullanıcılara, firmalara dağıtımı ve yaygınlaştırılması konusunda çalışmalar yürütecek.
Proje kapsamında neler yapılıyor, süreç nasıl olacak? Somut yansımalarını ölçebiliyor musunuz?
Proje endüstriye eğitim verilmesi temel prensibine dayalıdır. İlk yıl bu amaca yönelik altyapı hazırlıkları ile geçti. Bu çalışmalar, eğitimler sırasında kullanılacak ‘Mobil Laboratuar’ların hazırlanması, eğitimlerin nasıl verileceği ve dağıtımının nasıl yapılacağının planlanması ile deneme eğitimlerinin verilmesi oldu. Deneme eğitimlerinin arkasından bir değerlendirme anketi yapıldı, burada da gelen sonuçlar olumlu yönde. Üçüncü yıl projenin bitiş yılıdır. Proje bittikten sonra hazırlanan bu ‘Mobil Laboratuar’ların nasıl yaygınlaştırılacağı ve pazarlamasının nasıl yapılacağı gibi konular gündeme gelecek.
‘Mobil Laboratuar’lar hakkında daha detaylı bilgi verebilir misiniz?
Bu eğitim setleri yedi farklı sistemden oluşmaktadır ve taşınabilir yapıdadır. Partner olduğumuz yedi ayrı üniversite aynı konsept içinde yedi ayrı konuda proje yapıyor. Örneğin bunlardan birisi Profinet, birisi Ethernet, diğeri Fieldbus veya Kablosuz haberleşme vb. Bunların her biri tamamlandığında taşınabilir bir kutu ya da SET haline getirilecek. Bu kutular CML ( CoNeT Mobil Lab) şeklinde tanımlandı. Bu setler tam anlamıyla hazır olduktan sonra endüstriden gelecek olan eğitim talepleri doğrultusunda hizmet verecek. Örneğin Türkiye’ deki bir firma profibus konusunda eğitim almak istediğinde bu hizmeti veren üniversiteden yada ENOSAD’dan hizmet alabilecek.
`Mobil Laboratuar’lar şu anda hazır ve kullanımda mı? Eğitim alanlar oldu mu?
Mobil laboratuarlardan örnekler yapıldı ve ilk olarak ‘İntensive /Yoğun Program’ adı altında 7 ayrı farklı üniversiteden gelen pek çok öğrenciye Polonya’nın Krakow şehrinde bir haftalık bir eğitim verildi. Ülkemizden de bu eğitime YTÜ’den iki ve ENOSAD’dan Ali Gözükırmızı adlı İTU Fizik Mühendisliği son sınıf öğrencisi bu eğitime katıldılar. Şu anda üniversite öğrencileri için olan bu eğitimler daha sonra bir dönemlik bir yüksek lisans dersi olarak ilgili üniversitelerde okutulacak ve bu aşamada herkes için kullanılabilir hale gelecek. Sonrasında, örneğin ülkemizde ENOSAD, diğer ülkelerde ilgili kurumlar bu laboratuarların yaygınlaştırılması için çalışmalar yapacak.
Ülkemizi temsil eden YTÜ, Mobil Laboratuar’ın hangi bölümünü hazırladı? Diğer bölümlerle ilgili nasıl bir eğitim süreci var?
YTÜ mobil laboratuarın ‘Ethernet Base - I/O giriş çıkış üniteleri’ bölümünü hazırladı. Benzer şekilde 6 üniversite daha farklı setler hazırladılar ve bunlar şu anda farklı üniversiteleri gezerek eğitimler veriyorlar. Her üniversite bütün alanlarda uzmanlaştıktan sonra 7 bölümden oluşan bu mobil laboratuarlar endüstrinin hizmetinde olacak. Bu setlere endüstride oldukça yoğun ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Çünkü endüstride hatta çoğu zaman aynı işletmede bile farklı protokoller kullanan pek çok cihaz var ve hepsine birden hakim olmak çok zor. Aynı zamanda yakın geçmişte üniversitelerde de buna yönelik derslerin okutulmaması yada teknolojik gelişimin günümüzde çok hızlı olması nedeniyle bu ve benzer işler/konular ancak sahada öğrenilebiliyor. Zaten programın temelinde en başta bahsettiğimiz gibi ‘yaşamboyu eğitim’ yer almaktadır. Bu mobil laboratuarlar sayesinde endüstride aktif olarak çalışanların bilgilerini tazeleme ve yenileme fırsatı bulacaklarına inanıyoruz.
Program 3 yıl için sınırlı ise, laboratuarlar kendilerini nasıl güncelleyecekler?
Laboratuarların konsepti değişmeyeceği için gelişen teknoloji ve yeni çıkan cihazlarla ilgili güncelleme, kullananlar tarafından rahatlıkla yapılabilecek. Yani örneğin Profibus konusunda yaşanan bir yenilik ya da gelişme mobil laboratuara hemen uygulanabilecek. Tıpkı bir programın yeni bir sürümünün piyasaya çıkması gibi.
İstanbul ve ülkemizi nasıl buldunuz? Bu Türkiye’ ye ilk gelişiniz mi?
Üç yıl önce Edu.net konferansı için ülkenize gelmiştim. Bu ikinci gelişim. İstanbul diğer Avrupa şehirlerine göre çok farklı ve ilginç bir yer. Çok kültürlü, 7/24 yaşayan çok canlı bir şehir. ENOSAD başkanının toplantının burada yapılması teklifi tüm CoNeT ekibini çok mutlu etti. Buradan güzel hatıralarla ayrılacağımı biliyorum. Bu nedenle eski başkan Hakan Altınay beye ve projeyi başından beri takip eden ve yürüten yeni başkan Sedat Sami Ömeroğlu beye ve organizasyondaki emekleri için ENOSAD Sekreteri Sibel Kızılkaya’ya tüm ekip adına tekrar teşekkür ediyorum.
Otomasyon sektörü haberleri için -tıklayın-
DİĞER RÖPORTAJLAR İÇİN -TIKLAYIN-