
ST. Otomasyon Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın-
Türkiye’de bu alanda kat edilen yol ve piyasada rekabet şansı yaratan fiyatlar da endüstriyel otomasyon sektörünü, yabancı şirketlerin gözünde cazip hale getirdi. Sektör temsilcileri, Türk proje şirketlerine gelmeye başlayan teklifleri, sektör gelişimi açısından son derece önemli buluyor. 2012 yılında ise sektörün 2009’daki daralmanın aksine ‘sınırlı büyüme’ içinde olması bekleniyor. Sektör aktörlerine göre, 2012 yılında doğru strateji ve uygulamalarla otomasyon sektörünü büyütebilmek mümkün.
Endüstriyel otomasyon sistemleriyle Türkiye’nin tanışması 1980’li yıllara uzanıyor. Bu yıllardan itibaren ürün tedarik eden, sistem kuran ve proje üreten şirketlerin sayısının artmasıyla birlikte endüstriyel otomasyon pazarı da giderek bir ‘sektör’ haline dönüştü. Geçmişine bakıldığında 20 yıl öncesine kadar Türkiye’deki hacmi oldukça düşük olan endüstriyel otomasyon sektörü, bugün resmi araştırmaya dayalı bir değer olmasa da tahmini yıllık 1.2 milyar doları geçen bir kapasite seviyesine ulaştı. Bu değerin yaklaşık 800 milyon dolarlık bölümünü ithalata dayalı ara ürün ya da sistemler oluştururken, diğer kalan bölümü ise, ağırlıklı olarak mühendislik hizmeti ve yerli üretim hizmetlerinden oluşuyor. Bu değerin gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında olması gerekenin çok altında bulunduğuna değinen sektör yetkilileri, dünya endüstriyel otomasyon pazarına bu çerçeveden bakıldığında, Türkiye’nin oldukça alt sıralarda yer aldığını belirtiyor.
Üretimde verimliliğin ve rekabetin anahtarı olarak nitelendirilen endüstriyel otomasyon sistemleri, uygulandıkları sektörlerin rekabet edilebilirliğini ve verimliliğini artırarak kaliteyi yükselten en önemli itici güçlerden birini oluşturuyor. Endüstriyel otomasyon; kimya ve petrokimya, gıda, çimento, tekstil, seramik, kağıt, baskı, petrol ve gaz, savunma, demir ve çelik, ilaç, otomotiv, uzay-uçak, cam, enerji, temiz enerji, su ve atık su arıtma, makine imalat sanayilerine sağlanan mühendislik sistem ve altyapı hizmetlerini kapsıyor. Diğer bir deyişle endüstriyel otomasyon, bir yapmasını-bilme (know-how) sektörü olarak adı geçen bu sanayilere kısmi veya bütünsel hizmet verme özelliğine sahip.
Endüstriyel otomasyon sektörü Türkiye’de 2008 yılına kadar yüzde 15-20 düzeyinde büyürken, görülen bu büyüme ivmesi 2009 yılında sekteye uğradı. 2009 yılında sektörde yaklaşık olarak yüzde 30 oranında bir daralma meydana geldi. Krizle geçen 2009 yılının ardından, otomasyon sektörü genel olarak 2010’da 2008 yılının verilerini yakalamayı başardı. Sektör için ‘kayıpların telafi edildiği’ bir yıl olan 2010’da yüzde 8-10 düzeyinde büyüme gerçekleştiren Türkiye’deki endüstriyel otomasyon sektörünün 1.2 milyar dolarlık hacme sahip olduğu tahmin ediliyor. Sektör aktörleri, Türkiye’de fabrikaların sadece yüzde 25’inin otomasyon sistemiyle üretim yaptığını ve bu durum göz önüne alındığında sektörün doğru yatırım ve uygulamalarla 4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşabilecek potansiyele sahip bulunduğunu dile getiriyor. Tüm fabrikaların daha kaliteli ve seri üretim için otomasyona ihtiyaç duyacağını vurgulayan sektör yetkilileri, gelecek yıllarda sektörün daha yakından tanınmasıyla birlikte iş hacimlerinin de daha üst seviyelere çıkacağına inanıyor.
SEKTÖR, YABANCI YATIRIMCININ GÖZÜNDE CAZİP KONUMDA
Özellikle inşaat, demir çelik ve enerji yatırımlarındaki artışa paralel olarak 2008’e kadar büyüyen sektör, krizde hız kesmesine rağmen 2010’da yeniden büyüme trendine girdi. Pazardaki hareketlenme sonucu birçok firmanın yurtdışı piyasasında da iş yapar hale gelmesi sayesinde, sektör bilinirliği son yıllarda arttı. Türkiye’de bu alanda kat edilen yol ve piyasada rekabet şansı yaratan fiyatlar da endüstriyel otomasyon sektörünü, yabancı şirketlerin gözünde cazip hale getirdi. Sektör temsilcileri, Türk proje şirketlerine gelmeye başlayan teklifleri, sektör gelişimi açısından son derece önemli buluyor. 2012 yılında ise sektörün 2009’daki daralmanın aksine ‘sınırlı büyüme’ içinde olması bekleniyor. Sektör aktörlerine göre, 2012 yılında doğru strateji ve uygulamalarla otomasyon sektörünü büyütebilmek mümkün.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koyduğu 2023 hedefine ulaşabilmek adına endüstriyel otomasyon sektörüne ciddi görevler düştüğüne dikkat çeken sektör temsilcileri, “2023’de 100 milyar dolar makine ihracatı hedefliyorsak, makinelerin sinir ağları olan otomasyon konusuna da gereken önemi göstermemiz gerekiyor” görüşünü savunuyor. Bu açıdan bakıldığında üretilen makinelere fark katacak ileri otomasyon teknolojilerinin doğru mühendislik çözümleri ile uygulamaya konulmasının önemine değinen yetkililer, aynı konunun Türk sanayiinin küresel ölçekte rekabet edebilirliği açısından da son derece önemli olduğunu vurguluyor.
TÜRK KAMU VE ÖZEL SEKTÖRÜ OTOMASYON HAKKINDA YETERİNCE BİLİNÇLİ DEĞİL
Türkiye’de otomasyon sektörünün uzun yıllar ülke ekonomisine ve sanayiye hizmet etmesine rağmen kamu ve hükümet tarafından tanınmadığı belirtiliyor. Bunun en büyük nedeni olarak ise, bugüne kadar yapılan uygulamalarda mühendislik hizmetlerinin yurtdışından getirilmesi gösteriliyor. Bu bağlamda sektör büyüklüğünün 800 milyon doları ithalata denk gelirken, ithalat-ihracat dengesine bakıldığında Türkiye’nin dünya endüstriyel otomasyon pazarındaki yerinin oldukça düşük seviyede bulunduğu görülüyor.
Bununla beraber Türkiye’de yurtdışı ile rekabet edecek seviyede mühendislik hizmetleri veren ve üretim yapan firmalar da bulunuyor. Türkiye’nin pek çok ülke ile kıyaslandığında hâlâ gelişime aç ve açık bir ülke olduğuna dikkat çeken sektör yetkilileri, özellikle endüstriyel otomasyon konusunda ‘yerel fikirler üretilmiyor, Türkiye’de ürün tasarlanmıyor, proje yapılmıyor’ gibi şikayetlerin daha az dile getirildiğine işaret ediyor. Uluslararası çapta güçlü şirketlerin bile özellikle Türkiye’deki yatırımlarında yerel iş ve beyin gücünü kullandıklarını dile getiren yetkililer, bu ümit verici adımların eğitim alanındaki boşlukların da doldurulması ile sürdürülebilir olacağına inanıyor. Pazarın en önemli gündem maddesinin yetişmiş eleman ihtiyacı olduğuna değinen sektör temsilcilerine göre, bunun çözülebilmesi için üretim yapan sanayi kuruluşlarının ve üniversitelerin ortak çalışmalar yürütmesi gerekiyor. Yetkililer, endüstriyel otomasyon ile ilgili bilinç arttıkça ve eğitim sisteminde de endüstriyel otomasyon konuları kendine yer buldukça ilginin artacağına inanıyor.
Gelişmiş ya da sanayileşmiş ülkeler ile Türkiye sanayisi arasındaki farkın, temelde Ar-Ge ve ileri otomasyon teknikleri olduğunu söyleyen sektör yetkilileri, bu nedenle devletin yatırımlara niteliklerine göre yeterli desteği ve yerli mühendislik hizmetlerine teşviki artırması gerektiğine vurgu yapıyor. Sektör temsilcileri, devletin otomasyon, yazılım donanım ve nitelikli üretim konusunda yüksek teknoloji üreten şirketlerin belli bir bölgede kümelenerek ve üretimlerini teşvik ederek, hem Ar-Ge’nin tabana yayıldığı hem de farklı disiplindeki üretimin yan yana yapıldığı teknoloji bölgeleri oluşturmasını istiyor.
Sektörün en önemli eksiğinin bilinçlendirme olduğunu aktaran yetkililer, otomasyonun unsurlarının net bir şekilde belirlenmesi ve süreçlere, işletmelere uygun ekipmanların alınması, yatırım planının buna uygun olarak yapılması gerektiğini belirtiyorlar. Sabit, uygulamaya uygun olmayan ekipmanların ve talepleri karşılamaktan uzak sistemlerin sektör için büyük tehdit olduğunu söyleyen yetkililer, bunların başında yanlış ekipmana yapılan yatırım ile yanlış ölçüm, kontrol ve otomasyonun yarattığı, hammadde, zaman kayıpları ile firmanın imajının zedelenmesi durumunun ortaya çıktığını aktarıyorlar. Yetkililer, ayrıca yatırım yapmış olan firmanın yaşadığı büyük kayıplar sonucu endüstriyel otomasyona olan bakışın olumsuz olmasının ve eski usullere yönelme eğiliminin yaşandığını da kaydediyorlar.
“SEKTÖRÜN GELİŞMESİ İÇİN DOĞRU VE KARARLI YAKLAŞIMA SAHİP OLUNAMADI”
Türkiye’de otomasyon sektörünün gelişiminde yaşanan en büyük eksikliği, yapılan yatırımların yetersizliğine bağlayan Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Sami Ömeroğlu, Türk kamu ve özel sektörünün henüz otomasyonun getirileri hakkında yeterince bilinç düzeyine ulaşmadığına dikkat çekti. Üretimde kalite, verimlilik, tekrarlanabilirlik, insana saygılı üretim ve çevre koruması gibi küresel kavramları ancak otomasyon sistemi ile gerçekleştirmenin mümkün olduğuna değinen Ömeroğlu, bu noktadan bakıldığında Türkiye’de otomasyon sistemlerinin geliştirilmesine verilecek desteğin öneminin açık gözükmesine rağmen yakın geçmişe kadar doğru ve kararlı yaklaşıma sahip olunamadığını ifade etti. Üreticilerin, otomasyon sistemi için gerekli olan nitelikli işgücü istihdamı ve donanım yatırımını gereksiz giderler olarak algıladığını veya finansal yetersizlikler nedeniyle de yeterince gerçekleştiremediğini aktaran Ömeroğlu, bugün ülkemizdeki fabrikaların sadece yüzde 25’e yakınının otomasyon sistemiyle üretim yaptığını açıkladı. Türkiye’deki endüstriyel otomasyon pazarının Amerika ve Avrupa`nın sanayileşme ile elde ettiği katma değer yüzdesini ve işletme kârlılığını bugüne kadar yaptığı faaliyetleri ile elde edemediğini dile getiren Ömeroğlu, “Ülke yöneticilerinin yeni kalkınma hedeflerini belirlerken bu noktayı göz önüne alması mutlak gerekli. Ülkemizin yeni sanayileşme hedefinin nitelikli ürün üretimi olması ve buna yönelik üründe kalite ve üretimde verimlilik amaçlı ileri otomasyon tekniklerinin yoğun olarak kullanılmasının desteklenmesi zorunluluk olmalı” görüşünü savundu.
Otomasyon sektörü haberleri için -tıklayın-
|
||||
| Tüm Yazıları |
|
||||
| Tüm Yazıları |
Açık Öğretim Lisesi 2,5 yılda bitecek
Hurda araçlar trafikten çekiliyor
Açıköğretim Lisesi kredileri düşürülsün istiyorum (imza kampanyası)
| » Emekli Maaşları | » Memur Maaşları | » Cam Balkon | » Memur |
| » Milli Piyango | » Süper Loto | » Şans Topu | » Sayısal Loto |
| » E-Okul | » Haber | » Recep İvedik 3 | » Prenses ve Kurbağa |
| » Morganlar Nerede? | » Ejder Kapanı | » Avatar | » Sinema |
| » Adanalı | » Sakarya Fırat | » Canım Ailem | » Hanımın Çiftliği |
| » Aşk-ı Memnu | » Ezel | » Kurtlar Vadisi Pusu | » Dizi |
| » Eskişehirspor | » Antalyaspor | » Gençlerbirliği | » Gaziantepspor |
| » Bursaspor | » Ankaragücü | » Trabzonspor | » Spor |