23 Mayıs 2012 Çarşamba
Sac İşleme
Hedefimiz yüksek hızlı progresif kalıplarda uzmanlaşmak
TEKİŞ Teknik Erozyon Genel Müdür Yardımcısı Şamil Özoğul: “Biz firma olarak önümüze, yüksek hızlarda çalışan progresif kalıplar konusunda uzmanlaşma hedefi koyduk. Bu tür kalıpların kullanıldığı preslerin yaygınlaşması ile bu hedefimize daha hızlı ulaşacağız”


ST.Sac İşleme Teknolojileri Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın- 
 

Ülkemiz babalarının işlerini devam ettirerek başarılı olmuş genç ve yetenekli işadamları açısından oldukça zengin. Üstelik bu kişilerin çoğu teknik eğitim alarak hem mektepli hem alaylı diyebileceğimiz bir profile sahip. Bunlara en güzel örneklerden biri de makine mühendisi olan Şamil Özoğul. Aynı zamanda Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Özoğul ile TAYSAD Organize Sanayi Bölgesindeki merkezlerinde görüştük.

KIRK YILINA DOĞRU TEKİŞ KALIP

Şamil Bey sizi ve firmanızı daha yakından tanımak isteriz.
TEKİŞ Kalıp bir aile şirketi. 1972 yılında babamız Yüksek Makina Mühendisi Kamil Özoğul tarafından, beyaz eşya sektörüne yönelik parça imalatı yapmak üzere İstanbul Demirkapı’ da kuruldu. 1983 yılında İMES’ e taşındık, 2003 Mayıs ayında da şu an içinde bulunduğumuz TAYSAD OSB’ deki yerimize geçtik. Çok küçük yaşlardan itibaren bende bizzat atölyelerde ustalarla birlikte çalışarak iş hayatına başladım ve 1994 yılında da YTÜ Makine Mühendisliği bölümünü bitirdim.

Parçaların imalatı için kalıp tedariki konusunda oldukça ciddi sorunlar yaşanan, yan sanayinin çok sınırlı olduğu bir dönemde kurulmuştuk. Babamızda üreteceği parçalar için öncelikle bir kalıphane kuruyor ve o yıllarda Türkiye’de bulunmayan dalma ve tel erozyon tezgahlarını sırasıyla firma bünyesine katıyor. Bu piyasada duyulduğu anda çok ciddi bir talep meydana geliyor ve parça imalatından bağımsız ayrı bir atölye olarak, kalıp firmalarına fason işlerle de hizmet eden bir yapıya kavuşuyor. Bugün geldiğimiz noktada ana faaliyet konumuz olan kalıpçılık bu şekilde başlamış oluyor. Kalıp setleri imalatı ise otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinin gelişmesine paralel olarak 1996 yılında başladık.

“CİROMUZUN % 60’I İHRACATTAN”

Kalıp ve kalıp setleri konusunda yaptığımız cironun yaklaşık % 60’ını yurtdışına ihracattan elde ediyoruz. En büyük müşterimiz Almanya, Avrupa’ da birçok ülkede de müşterilerimiz var. Bunların dışında da İran ve İsrail’de ihracat yaptığımız ülkeler arasında. Ağırlıklı olarak otomotiv sanayisi olmak üzere, beyaz eşya ve elektrikli el aletleri sektörlerinden müşterilerimiz var. Sektörel olarak en önemli amaçlarımızdan birisi de farklı alanlarda iş yapan firmalar arasında dengeli bir ciro dağılımı sağlamaktır. Bunu yapamadığımız zaman neler olduğunu sektörel bazda yaşanan krizlerde çok ciddi sıkıntılar yaşayarak tecrübe ettik.

1982 yılında anonim şirket olduk. Şu anda iki ayrı ana faaliyet konumuz var. Birincisi, kalıp ve kalıp setleri imalatı, ikincisi ise pres baskı işleri. Ağırlıklı olarak progresif kalıp imalatı yapıyoruz. Katma değeri yüksek, yüksek hızlı preslerde çalışan kalıplar olarak nitelendirebileceğimiz progresif kalıp imalatına odaklanmış durumdayız. Kalıp setleri bölümünde de enjeksiyon, basınçlı döküm, sac şekillendirme, form kalıpları konusunda her türlü kalıp için kalıp setleri imalatı yapıyoruz.

“70 KİŞİLİK GENÇ VE DİNAMİK BİR EKİBİZ”

6’ sı mühendis olmak üzere 70 kişilik bir ekibimiz var. Teknik grup ve CNC bölümünde de en az meslek lisesi olmak üzere teknik eğitim almış arkadaşlarımız çalışıyor. Çalışan yaş ortalamamız 33 civarında, oldukça genç ve dinamik bir ekibiz.
Kriz yılı olan 2009’ da yaptığımız yeni yatırımlarla tezgah ebatlarını ve parça işleme miktarımızı arttırdık. Şu anda işleyebileceğimiz en büyük parça ebadı 1.750 x 3.200 mm ve tek parça ağırlığı 10 ton olan kalıp imalatı yapabiliyoruz. Progresif sac şekillendirme kalıpları imalatı yaptığımız için tel erozyon tezgah parkımız oldukça geniş. İmalat konumuzla ilgili olarak ölçme işlemleriniz yapabileceğimiz ekipman ve yazılıma sahibiz.

Yeni girmek için hazırlık yaptığımız bir alanda ısıtma-soğutma sistemlerinde kullanılan alüminyum ve bakır boruların imalatı. Bunun için bir hat kurduk ve deneme üretimleri yaparak numunelerimizi ilgili firmalara gönderiyor, sipariş almaya çalışıyoruz.

Progresif kalıplar konusunu en iyi bilenlerden birisiniz. Bize bu konuda detaylı bilgi verebilir misiniz?
Son yıllarda özellikle rekabetin artması, maliyetlerin düşürülmesi gibi konularda çok fazla çalışmalar yapılması, beraberinde parça üretimi alanında progresif kalıpların ön plana çıkması ve önem kazanmasını getirdi. Progresif kelimesini Türkçeye çevirmek istersek ardışık ya da çok adımlı karşılığını kullanmamız gerekir. Bunu da şöyle açıklayabiliriz; bir sac parçayı imal etmek için birbirinden ayrı on adet kalıp yaparak parçayı on ayrı preste işleme sokabilirsiniz. Bu da on ayrı pres makinası, on personel ve parçayı transfer etmekte harcadığınız bir sürü zaman demektir. Seri üretim mantığıyla bakacak olursak bu kabul edilemez bir durumdur. Bu gibi durumlar için en uygun çözüm çok adımlı (progresif) kalıplar olacaktır. Progresif kalıplar birçok açıdan tekil kalıplara göre çok ciddi avantajlar sağlamaktadır. Ancak tekil kalıplara göre yapıları daha karmaşık olduğu için, daha fazla uzmanlık gerektirmektedir. Bu noktada yazılımlar çok fazla işimize yaramaktadır. Ancak birçok kişi tarafından da yanlış yorumlamalara sebep olabilmektedir. Sonuçta yazılımlar kalıp hazırlamada son derece yararlı olmakla beraber, tak-çalıştır diye tabir edilen malzemeler değildir. Yazılım ancak iyi kalıp yapmayı bilmeniz durumunda sizin işinize yarayabilir.

“HEDEFİMİZ YÜKSEK HIZLI PROGRESİF KALIPLARDA UZMANLAŞMAK”

Progresif kalıplar arasında fark yaratan bir diğer önemli özellikte yüksek hızlarda çalışabilmeleridir. Bizde firma olarak önümüze, yüksek hızlarda çalışan progresif kalıplar konusunda uzmanlaşma hedefini koyduk. Elektrik sektörü ve otomotivin için elektrik aksam üreten firmalarda yüksek hızda çalışabilen kalıplar çok önemli. Dakikada üç yüz, dört yüz, hatta altı yüz vuruş yapabilen preslere sahip firmalarımız var. Ve maalesef birçoğu Avrupa’dan gelen kalıpları kullanmak durumunda kalıyor. Bu tür kalıpların kullanımının yaygınlaşması öncelikle bu kalıpların kullanılabileceği preslerin sayısının artması ile de doğrudan ilgili.

Ülkemizde kalıpçılık sektöründe çok ciddi bir altyapı oluşmuş durumda. UKUB’ un çalışmalarının da bunda önemli katkısı oluyor. Yazılım, ekipman, makina parkı gibi alanlarda ciddi bir eksiğimiz bulunmuyor. Çok eksenleri büyük tezgahlardan, erozyon tezgahlarına, ölçüm kontrol yazılımlarından tasarım programlarına kadar her türlü imkanımız mevcut. Ancak bunları yeterince verimli kullanabildiğimizi söyleyemeyeceğim. Avrupa’ da yapılabilen her türlü kalıbı aynı kalitede bizde yapabiliyoruz. Bilgi birikimi ve tecrübe konusundaki bu eksikliklerimizi giderdiğimizde kalıpçılık sektörümüz dünyada çok daha iyi yerlere gelecektir.

Ülkemiz kalıpçılık sektörü, dünyayla kıyasladığımızda ne durumda?
Türkiye kalıpçılık sektörü çok enteresan bir noktaya gelmiş durumda. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi ülkemizde yapılamayacak kalıp neredeyse yok gibi, yol almamız gereken bazı alanlar var onları da giderme çalışmalarımız devam ediyor. Otomotiv ve beyaz eşya sektörünün gelişimine paralel olarak bu alanlardaki kalıpçılık çok ilerledi. Bu sektörlerin kullandığı kalıplarda birçok ülkeden çok daha iyi durumdayız.

“KONUM AVANTAJIMIZI İYİ KULLANMALIYIZ”

Maliyet ve rekabet konusuna gelirseniz, orada ülkemizin kendine özel bazı sorunları var. Avrupa’nın hatta dünyanın en pahalı enerjisini kullandığımız sürekli gündemde; elektrik, doğalgaz, akaryakıt çok pahalı. İşçilik maliyetlerini incelersek Uzakdoğu ülkeleri ile ortalama beş kat fark olduğu görülüyor. Bu şekilde Uzakdoğu ile rekabet edebilmemiz çok zor. Geriye bir tek konum avantajımız kalıyor, eğer bunu doğru bir şekilde kullanamazsak beklenen atılımı gerçekleştiremeyiz.

Avrupa’da en uzak ülkeye uçakla birkaç saatte ulaşabiliyoruz. İletişim konusunda önemli bir sorun yaşamıyoruz.
Üretim son yıllarda kuzeyden güneye, batıdan doğuya doğru bir hareket gerçekleştiriyor. Ülkemiz her iki hareketinde merkezinde yer alabilecek durumda. Avrupalı artık üretim yapmak yerine, teknoloji ve tasarıma yöneldi. Yapmamız gereken şey çok basit, İngilizcede know-how olarak adlandırılan bilgi birikimi ve tecrübe eksiğini yurtdışından (özellikle Avrupa’dan) tedarik etmek. İmalattan çıkmak için işbirliği yapacak firma arayan birçok kalıpçı var, bunlarla yapılacak birliktelikler daha hızlı yol almamızı sağlayacaktır.

UKUB, TAYSAD VE OSD BİRLİKTELİĞİ

Otomotiv sanayisinde kalıp çok önemli bir yer tutuyor. Bu alandaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Türkiye otomotiv ve buna bağlı yan sanayilerde son yıllarda çok önemli gelişme kaydetti. Bu gelişmede kalıpçılar olarak bizimde önemli bir rolümüz olduğunu düşünüyorum. UKUB Başkanı olmam sebebiyle de sektör dernekleriyle yürütüşümüz çalışmalarla yakından ilgilenmekteyim. Son dönemde Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) ve Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ile birlikte yaptığımız çalışmalar var. Otomotiv sektörünün çok hızlı olduğu, üretim bantlarının hiç durmadığı dönemde fabrikalar kalıp ihtiyaçlarını yüksek fiyatları gözetmeksizin yurtdışından temin ettiler. Yaşanan krizin ardından düşen kar oranları ve yükselen maliyetler nedeni ile kalıpları yurtiçinde daha uygun maliyetlerle nasıl temin edebiliriz arayışı içine girildi. Kalıp tedariğinde yurtdışına bağımlılığı azaltmak ve Türkiye’de otomotiv sektörüne kalıp üretebilecek firma sayısını arttırmak başlığı altında bir çalışma gerçekleştirildi. Birçok toplantı yaparak otomotive kalıp yapan ve yapma imkanı olan firmaların bulunduğu bir liste oluşturduk.

İlk olarak bir değerlendirme komitesi (UKUB, TAYSAD ve OSD üyelerinden oluşan) bu firmaları tek tek ziyaret ederek neyi yapıp neyi yapamadıklarını yerinde tespit etsin teklifimiz kabul gördü. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek iki firma ziyaretiyle çalışma tamamlanacak. Hazırlanacak olan rapor eylül ayında, tüm ilgili tarafların davet edileceği bir toplantıyla duyurulacak. Bu raporla ülke kalıpçılık sanayisi neyi yapabiliyor, neyi yapamıyor, neyi yapmalı, neyi daha iyi yapabilir, hangi ürünleri geliştirmeli hepsi net bir şekilde ortaya konacak. İkinci olarak da UKUB üyelerinden plastik enjeksiyon kalıpçıları komitesi oluşturarak bir sergi ve tanıtım günü düzenleyelim dedik ve 18 Mayıs günü bunu gerçekleştirdik. Üyelerimiz yaptıkları özel ve katma değerli kalıplardan örnekler getirerek neyi yapabildiklerini yerinde gösterdiler. Etkinlik TAYSAD binasında gerçekleştirildi ve 200’ün üzerinde katılım gerçekleşti. Yeri gelmişken TAYSAD Başkanı Sayın Celal Kaya’ya, katkıları ve gayretleri için bir kez daha teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

“4 AR-GE PROJEMİZ ONAYLANDI”

Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Beni en çok mutlu eden ve heyecanlandıran konulardan biriside Ar-Ge çalışmaları. Ar-Ge yapabilen bir firma hüviyeti kazanma hedefi ile 2008 yılının sonunda başladığımız Ar-Ge çalışmalarında ciddi sonuçlar elde ettik. İki yıl bile dolmadan onaylanmış dört adet Ar-Ge projemiz var. Bunlardan birisi sonuçlandırıldı, diğer üç proje devam ediyor. TEYDEB ve TTGV destekli bu projelerin bizim açımızdan çok önemli bir başarı olduğunu ve firmamıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bu desteklerde maddi katkıdan çok firmalara kazandırdığı Ar-Ge altyapısı ve kültürü üzerinde durulması gerekir.

Sac İşleme sektörü haberleri için `tık`layın




ST. Sac İşleme Teknolojileri Dergisi

ÇOK OKUNAN 3 HABER
  • YORUMLAR
      Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
    1 2 3 4
    Anketler
    Kurumsal
    E-Bülten Üyeliği
    Ad Soyad :
    Email :
    Firma Adı :
    » Emekli Maaşları » Memur Maaşları » Cam Balkon » Memur
    » Milli Piyango » Süper Loto » Şans Topu » Sayısal Loto
    » E-Okul » Haber » Recep İvedik 3 » Prenses ve Kurbağa
    » Morganlar Nerede? » Ejder Kapanı » Avatar » Sinema
    » Adanalı » Sakarya Fırat » Canım Ailem » Hanımın Çiftliği
    » Aşk-ı Memnu » Ezel » Kurtlar Vadisi Pusu » Dizi
    » Eskişehirspor » Antalyaspor » Gençlerbirliği » Gaziantepspor
    » Bursaspor » Ankaragücü » Trabzonspor » Spor