ST. Sac İşleme Teknolojileri Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın-
Sac işleme sektörüne yönelik çözümlerde ülkemizin önde gelen firmalarından Tekno 2000’in Genel Müdürü Sayın Onur Mısırlı ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Sayın Onur Bey, önce Wilson Tool ile başlayalım. Wilson Tool nasıl gidiyor?
Temsilcisi olduğumuz Wilson Tool; punch ve abkant takımları konusunda Türkiye’de pazar lideri. Bununla birlikte hala daha gelişme potansiyeli bulunuyor. Wilson Tool’un Genel Müdürü ve Avrupa Satış Direktörü ile yaptığımız çalışmalarda bu potansiyeli nasıl değerlendireceğimizin planlarını yapmıştık. Bu planlar çerçevesinde ilerlemekteyiz. Planlarımızdan biri yıllık satış antlaşmaları yapmaktı ve bu sene özellikle bu antlaşmaları yapmaya başladık.
Yıllık satın alım antlaşmaları kullanıcı firmalara ne gibi avantajlar getiriyor?
Üç ana avantajı var. Gümrük masraflarından kurtuluyorlar, teslim süresi belirgin hale geldi, sipariş süresi beklemesi diye bir şey kalmadı, bir de stok tutma ve stok tutmanın getirdiği finansman yükünden yani finansmandan kurtuldular. Faturalar onlar ihtiyaçları olan takımları arzu ettikleri zaman kesilir oldu. Kısacası müşterilerimiz dünyanın en iyi takımını hızlı, gümrük masrafı ödemeden ve ekonomik açıdan avantajlı şekilde kullanabilir oldu. Müşterilerimize tüm bu avantajlardan yararlanma fırsatı verdiğimiz için çok mutluyuz.
İyi düşünülmüş ve çok fayda yaratmış bir uygulama olmuş.
Eğer ülkemiz mevzuatı bu tür uygulamaları destekleyecek bir yapıda olsa biz bu uygulamanın kapsamını daha genişletir, Türkiye’de tuttuğumuz stok miktarlarını daha da artırarak daha çok firmanın yararlanmasını sağlarız.
Mevzuattaki eksiklik nerede Onur Bey?
Wilson Tool bu konuda bizlere büyük destek oldu. Türkiye’ye belirleyeceğimiz stoğun konulması konusunda anlaşma sağladık. Fakat maalesef gümrük mevzuatları ve maliye kuralları bizlerin yolunu tıkadı. Türkiye’ye bu derecede büyük kati ithalat yapıldığında büyük bir mali yük çıktı ki bu maliyetlerimizi etkileyebilecek bir oranda idi. Bu sınırlamadan kurtulmanın çarelerini aradık, mallarımızın antrepolarla stoklanabilmesi ve müşterilerimizin istedikleri zamanlarda ithal edilebilmesi için değişik gümrükçülerle görüşmeler yaptık, sorduk soruşturduk, maalesef çözüm bulamadık.
Çünkü bir konteyner mal için de, tek bir kalem mal için de aynı gümrük harcı ödüyorsunuz. Ortalama 350 euro olan bu tutar bizi sınırlıyor.
Bunun sonucunda da müşterilerimize daha hızlı bir sistem kurabilmek amacı ile Tekno2000 olarak biraz evvel bahsettiğimiz senelik anlaşma uygulamasına geçtik.
Bu uygulama için yeni bir altyapı gereksinimi oldu mu?
Yepyeni bir IT altyapısı oluşturduk. Bu yapı uzun süreler alacak ve hataya açık olan teklif hazırlama süresini kısalttığı gibi hata yapma şansını da ortadan kaldırmakta. Sade ve kolay anlaşılır bir sistem yarattık. Kod veya takım ismi ve ölçüler girildiğinde fiyat bilgisi ve takım şeklini dahi veri tabanından otomatik olarak gelir hale getirdik. Teklifimizi bu şekilde hazırlandıktan sonra müşterilerimizden onay alındığında ise ekranda beliren bir sipariş düğmesi tıklanınca satın alınmak istenen takımların adetleri ile birlikte otomatik olarak Wilson Tool’un yurt dışındaki merkezine e-mail ile gönderilmesine başlandı. Üstelik onların istemiş oldukları formatta ve İngilizceye çevrilmiş olarak. Onlara geçilen bu sipariş ile hangi işlemlerin yapılmış olduğu da anı anına bize gelmekte. Ambardan çıkmış mı, sevk yapılmış mı, gümrükte mi? Tüm bu bilgilere biz müşteri adı vererek ulaşabiliyor ve müşterimize aktarabiliyoruz.
Tıpkı kargo şirketlerinin takip numarası verip yüklerini Internet üzerinde izlemeleri gibi.
Ona çok benziyor. Bizim bu sistemi başarmış olmamız Wilson Tool yöneticilerini çok şaşırttı. Bizden bu yazılımı almayı ve diğer ülkelerdeki temsilcilerine kurmayı istiyorlar. Görüşme halindeyiz.
Kolay hazırlanmadı herhalde…
Bir yıl sürdü, saçlarımız beyazladı, beş kilo aldık. Ama değdi, işimize çok yarıyor. Bir yazılım evi ile çalıştık. Başlangıçta kolay zannettiler, zorluğu sonradan anlaşıldı. Zorlukları yendik ve işleyişi tamamladık. Şimdi de e-sales yani internet üzerinden satış sistemi üzerinde çalışıyoruz. Tamamladıktan sonra onun bilgilerini de paylaşırız.
Onur Bey çok değil, bundan bir 15 yıl önce CNC tezgâhların takım magazinleri CAM paketlerini kullanmayı beceremediğimiz için kullanılamaz ve işe özel takımlar üretilmeye çalışılırdı. Bugün Wilson Tool’un ürünlerini görünce, Wilson Tool’un Trumpf, Amada, LVD firmaları için özel takımlar geliştirdiğini görünce bu ne hızlı değişim diyorum.
Wilson Tool 40 senenin üzerinde geçmişe sahip bir firma. İlk olarak Strippit punch tezgâhları için takım geliştirmiş. Çok büyük bir know-how var. Malzeme teknolojisinden, çentik etkisini gidermekten doğru açıyı belirlemeye kadar çok derin bir üretim ve ayrıca kullanıcıya kolaylık sağlayacak çözümler üzerine bilgi birikimi var.
Wilson Tool’un takımları üç başlık altında toplanabilir. Taret (Thick ve Thin taret olarak ayrılıyor), Trumpf ve Wiederman dediğimiz kategoriler var. Thick Taret ve Trumpf giderek gelişiyor, diğer kategoriler zayıflıyor. Pazar gelişimi bu yönde.
Onur bey pazarda ne gibi sorunlar var?
Bir sorun müşterilerin sadece fiyata dikkat etmeleri, maliyeti gerçek anlamıyla hesaba katmamaları. Oysa fiyat sadece başlangıç. Bir takımın ömrü, işleme süresine olan etkisi, işleme hassasiyeti, tezgaha titreşim aktarıp aktarmaması, hazırlık zamanı gibi faktörler şirketin performansı ve karlılığı üzerinde büyük etkisi olan faktörler. Aynı bedel ödediğiniz takımlardan biri daha uzun ömürlü ise o daha ucuza gelmektedir. Daha kısa sürelerde işlem yapabiliyorsanız parça maliyetlerinizi düşürücü etkisi olacaktır. Tezgaha titreşim aktarmıyor ise tezgah ömrü kısalmayacak, tezgah bakım maliyetleri artmayacaktır. Daha hassas parçalar üretebilirseniz kalite ve dolayısıyla müşteri memnuniyeti yükselecektir. Kısa hazırlık zamanları katma değer yaratılan süreleri arttıracaktır. Hiç takım söküp takmadan gereken takımı kullanabiliyorsunuz. Hazırlık zamanları işletmelerin büyük kayıplar yaşamasına yol açıyor. Krizlerin sonunda sanayicimizi bu tip zaman ve set-up hesaplamaları ve zaman analizlerini yapmaya başladığını da görmekten büyük mutluluk duyuyoruz.
Doğru takımlar ile tüm bunların üstesinden başarıyla geliniyor. Wilson Tool tüm bu alanlarda dünya lideridir. Bu sistemleri kullanan firmalar bizdeki gibi her makinaya bir operatör değil, birkaç makinaya tek bir operatör görevlendirerek işgücü maliyetlerinden de tasarruf sağlıyorlar.
Siz düzenlediğiniz seminerlerle bu konularda sektörü eğitiyorsunuz. Bu tüm ekonomi düşünüldüğünde çok büyük bir toplam yarara dönüşebilir. Endüstri kamuoyu adına size teşekkür ederim.
Sağ olun. Bu yönde geri dönüşler, teşekkürler alıyoruz. Biz de seminerlerimizi tekrar edeceğiz. Ancak katılımın biraz daha artması gerekli. Çok yararlı olduğunu gördüğümüz bu uygulamaya firmaların zamanlarını ayırmalarının kendilerine ileride çok büyük avantajlar getireceğini tekrar vurgulamak istiyorum.
Biraz da Behringer’i konuşalım.
Behringer 85 yıllık bir firma ve testereleme çözümlerinde dünyanın en iyi markasıdır. Bizim de temsil etmekten gurur duyduğumuz çok değerli özellikleri var. Makinaların kalitesi, müşterilere yaklaşımları, inovasyon yapma hızları fevkalade. Behringer ürünlerinde çok önemli referanslarımız var. Biz Behringer’in temsilciliğini aldığımızdan beri Türkiye’de dahi çok geniş bir müşteri tabanlarının olduğunu gördük. Ülkemizde de çok sağlam uzun yıllardır kullanılan makinaları var. Behringer ülkemize de büyük bir ilgi gösteriyor. Şirketin patronu bize nasıl daha faydalı olabileceğini araştırmak, bu alanda yeni çözümler üretmek üzere bir sene içerisinde çeşitli kereler ülkemize geliyor.
Az önce Wilson Tool konusunda değindiğimiz ‘toplam sahip olma’ maliyeti kavramı Behringer çözümleri için de geçerli ne yazık ki. İnsanlar sadece ilk fiyata bakarak karar veriyorlar. Oysa bir de testere maliyeti var. Sadece makinanın değil sarf malzemelerinin de getirdiği harcamaları hesap ederek yatırım yapmak zorunludur. Bu hesabı yaptığınız zaman görünürde yüksek bedel ödediğiniz Behringer tezgâhlarının daha ekonomik olduğu fark edilir. Behringer tezgâhlarının sağlam ve hassas olması amacıyla testere tekerlerinin dahi dökümünü kendisi yapan bir firma. Titreşim minimale inmiş, testere yalpa yapmıyor. Bu sayede hem daha hassas kesiyor hem de testere daha uzun ömürlü oluyor. Demin de belirttiğim gibi tezgâh bakım gereksinimleri daha düşük oluyor.
Bakım konusunda yeterli önem veriliyor mu sizce Onur Bey?
Açıkçası vermeyen çok firma var. Bizim tezgâhlarımızın bakım gereksinimleri aşırı olmamasına karşın onu dahi yapmayan çok firma var. Bu durum bizleri zor durumlarda bırakmakta.
Siz bu seminer yapma uygulamasını sürdürürseniz zaman içinde bu sorunlar hafifler. Sizde bir de LVD temsilciliği bulunuyor.
Evet. LVD Belçika menşeli bir firma. Yakın geçmişte ABD’li Strippit’i satın aldı. Çok güçlü bir grup oldu LVD. LVD zaten dünyanın en iyi abkant presi. Dünyada malzeme ne olursa olsun bükme garantisi veren bir teknolojisi var. Bu garantiyi verebilen başka firma da yok. Bir örnek vereyim; bazı diğer abkant üreticilerine gönderildiği gibi LVD fabrikasına da Türkiye’deki çok önemli bir firma tarafından 6 metre 10 santimetre boyunda alaşımı dahil bilinmeyen bir sac gönderildi. Bu sacın tam boyda aynı açıda istenilen toleransta bükülmesi istendi. Bunu dünyada bükebilen tek tezgah LVD oldu. Bükümün kontrolü sırasında alıcı firma tarafından yapılan testler sırasında komperatör oynamadı bile. Kısacası LVD abkantlar kullanıldığında malzeme kaybına neden olmaz, deneme yanılma yapma gereği bırakmaz, çok kısa sürelerde operasyonları tamamlar.
Ayrıca yeni abkantlarda yeni bir operatör paneli ürettiler. Bu panel multitouch ekranlı. Tıpkı I-phone, I-pad gibi. Ekran üzerinde noktaları koysanız bile o birleştiriyor. Açının üzerine gidiyor açıyı belirliyorsunuz. Üzerinde yazı olmayan bir ekran. Daha da önemlisi sac işlemede en önemli nokta olan açılımı dahil kendisi yapıyor. Hem de sadece formüle bağlı DIN normuna göre değil, bıçağı, dişi kalıbı ve malzemeyi içine alan bir seti göz önüne alan LVD firmasının 50 senelik database’i ile. Hedef büküm değerinin ne olması gerektiğini önce açılımı belirleyerek bulur. Açılım değerini verir, parça önce laser’de veya punch’ta işlem görür, sonra abkant prese gelir. Kısacası abkantınız doğru bükmedikçe, diğer laser ve punch işlemleriniz maalesef boşa gider.
Birleşmenin getirdiği sinerji ve ürünlerin LVD ve Strippit’ten gelen en iyi özelliklerin birleştirilmesi LVD’yi pazarda laser ve punch’ta da çok özellikli bir konuma getirdi. Kısaca sac işleme makinalarında her türlü makinayı sağlayabileceğiniz bir firma LVD. LVD ile yaptığımız çok başarılı projeler var. Bir referansımız sekiz adet makinanın ki bunlar laser, punch, abkantlar ve giyotin makas olmak üzere bir noktadan bir kişi ile kontrol edilebildiği NOVA Reklam.
COAST-ONE firması da yeni mümessilliğiniz herhalde?
Evet; Coast-One firması küçük boyutta servo-elektrikli abkant üreten bir firma. LVD ile bilindiğimiz abkant piyasasında küçük bükümler için hedeflediğimiz LVD’nin yelpazesinde olmayan boyutlar için düşündüğümüz abkantlar. Son bir senedir yaptığımız araştırmalarımızda firmaların yaptığı bükümlerin çok büyük bir bölümünün 1 metre altında olduğunu görmemiz ve bu makinaların buralarda çok avantajlı olması bizi kendileri ile uzun sürecek bir anlaşma yapmaya yöneltti.
Bu abkantların; düşük makina yatırımının ötesinde çok düşük enerji maliyeti ve büyük hassasiyeti ile kullanımları en önemli özellikleri.
Tüm bu abkant makinalarının takımları için Wilson Tool ve özel takımlarda ise Schafer Tool ile müşterilerimizin taleplerini de yerine getirerek sac işlemede tek nokta çözümü olma yönündeki hedefimizi yinelemek istiyorum.
Çok teşekkür ediyoruz Onur bey değerli açıklamalarınız için...
Sac İşleme sektörü haberleri için `tık`layın