İyi bir ‘Yangın Güvenlik Sistemi’ ile ilgili detaylı bilgiler veren Ruşen Karadeniz, “Sistem yangın algılama ve alarm verme işlevlerini hızla ve doğru bir şekilde yerine getirmelidir. Olay başladığı andan itibaren beş dakika içinde yangının kontrol altına alınması gereklidir. Unutulmamalıdır ki yangında her saniyenin çok büyük önemi vardır. Yangını geç haber alırsanız, yerini tespit etmek ve müdahalede geç kalabilirsiniz” dedi.
Yangın güvenlik önlemlerinin mutlaka bir senaryo dahilinde seçilmesi ve tüm projelendirme, ürün seçimi ve taahhüt çalışmalarının bu senaryo temel alınarak yapılması gerektiğini kaydeden RMK Yangın Söndürme ve Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. Genel Müdürü Ruşen Karadeniz ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Ruşen Bey, sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz?
Bulgaristan doğumluyum, makine mühendisiyim. 1989 yılındaki büyük göç sırasında zorunlu olarak Türkiye’ ye geldim. Daha önce bu sektörde çalışmamıştım. Bize tanınan iş imkanı ile yangın söndürme cihazları imalatı yapan ve o dönem Türkiye’ de sektörün önde gelen firmalarından olan ‘Kalafatoğlu Yangın Sanayi’ firmasında teknik müdür ve daha sonra fabrika müdürü olarak on yıl kadar çalıştım. Sektördeki bazı firmalarda çalıştıktan sonra 2005 yılında RMK Yangın Söndürme firmasını kurduk. O tarihten bu yana da yangın söndürme tozları ve yangın algılama sistemleri konusunda, yurtdışından ithal ettiğimiz ürünlerin satışı konusunda hizmet vermekteyiz.
Ürünleriniz konusunda detaylı bilgi verir misiniz?
İthalatını gerçekleştirdiğimiz ürünlerin başında yangın söndürme tozları gelmektedir. Avrupa Birliği ( Bulgaristan ) kaynaklı Vereya marka ABC ve BC sınıfı için yangın söndürme tozlarının toptan ithalat ve satışını yapıyoruz. Bu konuda maalesef Türkiye’de kaliteli ürün imalatı yeterli değil. İkinci büyük ürün grubumuz ise yangın algılama ve alarm sistemleri. Yine bir Bulgaristan firması olan Teletek Electronics’ in konvansiyonel ve adresli yangın algılama ve ihbar sistemlerine yönelik ürünlerinin Türkiye’ deki tek distribütörüyüz. Ayrıca aynı konuda Rusya’dan Rubege marka ürünlerin ithalatını gerçekleştiriyoruz. Üçüncü olarak odaklandığımız konu ise mutfaklarda kullanılan davlumbazlar için otomatik yangın söndürme sistemleri satış ve taahhüt işleridir. Son olarak da gazlı söndürme sistemleri ile ilgili olarak yeni bir ürün ithalatı gerçekleştirdik, birkaç hafta içinde satışa sunmuş olacağız. Bunun dışında da yangın güvenliği ile ilgili ürünlerin satışını yapıyoruz ancak ön planda olanlar bu saydığım alanlar.
Kimlerle çalışıyorsunuz, müşteri gruplarımızdan bahsedebilir misiniz?
Yangın söndürme sistemleri konusunda öncelikli iki müşteri grubumuz var. Birincisi yangın söndürme ekipmanları imalatı yapanlar. İkincisi ise bu ekipmanlara yönelik satış, servis, bakım, dolum hizmeti veren firmalar. Yangın algılama ve ihbar sistemleri konusunda ise, yine bu ürünlerin satışını yapan firmalar ile proje, taahhüt, inşaat firmaları gibi ürünlerimizi kullanan bir müşteri grubumuz var. Tüm bu firmaların bir kısmıyla da bayilik ilişkimiz bulunmakta.
“HER SANİYE ÇOK ÖNEMLİ”
Ruşen Bey, iyi bir yangın algılama, ihbar ve söndürme sisteminde hangi özellikler bulunmalıdır?
Yangın güvenlik önlemleri mutlaka bir senaryo dahilinde seçilmeli ve tüm projelendirme, ürün seçimi, taahhüt çalışmaları v.b. bu senaryo temel alınarak yapılmalıdır. Senaryoyu kabaca şöyle anlatabiliriz.
İyi bir “Yangın Güvenlik Sistemi” saniyelerle yarışmalıdır. Yangın durumunda ilk 60 saniye içinde algılama ve alarm verme işlevini yerine getirmelidir. İkinci 60 saniyede sistem size, olayın meydana geldiği yerle ilgili bilgiler vermeli, üçüncü 60 saniyede de söndürme çalışmalarına başlanabilmelidir. Olay başladığı andan itibaren beş dakika içinde yangının kontrol altına alınması gereklidir. Unutulmamalıdır ki yangında her saniyenin çok büyük önemi vardır. Yangını geç haber alırsanız, yerini tespit etmek ve müdahalede geç kalabilirsiniz. Geç kalmak da çok önemli sonuçlara yol açabilir. Eğer sisteminiz, tüm bu aşamaları doğru bir şekilde yerine getirebiliyorsa, binayı ve içindekileri yangının etkilerinden koruma konusunda başarılı olabilirsiniz.
“STANDARTLARA UYMAYAN ÜRÜN, DOĞRU ÇALIŞMAZ”
Ayrıca tüm proje ve ürünlerle ilgili mevcut standart ve yönetmeliklere uyularak hareket edilmelidir. Kalitesiz, sertifikaları olmayan, standart dışı ürünler sistemlerin doğru çalışmasını engelleyecektir. 2002 yılında yayınlanan “Binaların Yangından Korunma Yönetmeliği” 2007 yılında da revize edildi ve şu anda elimizdeki en önemli mevzuat. “TSE EN 54” başlığı ile sunulan kriterler, iyi bir yangın güvenlik sisteminde kullanılacak ürünlerle ilgili göz önünde bulundurabileceğimiz oldukça detaylı bir standart zinciridir.
Kullanılacak ürünler ve projeyle ilgili olarak ayrıntılar çok dikkatle ele alınmalı, hiçbir ayrıntı atlanmamalıdır. Örneğin, sistemin kurulacağı yapı 60 bağımsız bölümden daha büyük ise; konvansiyonel sistemler yerine adresli sistemler kullanılarak projelendirilmelidir. Çünkü bu kadar büyük bir yapıda yangının meydana geldiği noktayı tespit etmek konvansiyonel sistemlerde çok zaman alacaktır. Daha önce de değindiğimiz gibi, yangın sırasında kaybedilecek bir saniyemiz bile yoktur.
“YÖNETMELİK ÇOK YARARLI OLDU”
Genel olarak ülkemizdeki yangından korunma bilincini ve insanların konuya bakış açısını değerlendirir misiniz?
Son yıllarda bu konuda çok yol aldığımızı söyleyebiliriz. Yirmi yıl öncesine göre çok daha iyi bir noktadayız. Yangından korunma konusunda, her şeyin merkezinde ‘Binaların Yangından Korunma Yönetmeliği’ var. Bu yönetmelikten önce belediye, itfaiye vb. kurumların kendilerine ait bir yönetmeliği vardı, işleyiş parça parça ve sabit kurallara göre yapılmıyordu. Yönetmelik bu sorunu ortadan kaldırdı. Bir diğer konu ise sigorta şirketlerinin olaya bakışı ve yaklaşımının değişmesi. Son olarak da yabancı sermayenin ülkemize girişinin hızlanması ve yayılması, Avrupa Birliği üyelik süreciyle birlikte etkili oldu, diyebiliriz.
Yine işletmelerde daha bilinçli ve eğitimli kişilerin görev almaya başlaması, rekabetin artması sonucu fiyatların daha makul seviyelere gelmesi, iletişimin ve internet kullanımının yayılması bilincin artmasına yol açtı.
Bilincin yerleştirilmesi ve standartların geliştirilmesi konusunda da sektörümüzün sivil toplum kuruluşu olarak ‘Yangından Korunma Derneği’ nin katkılarını vurgulamak isterim.
“DENETİM YETERSİZLİĞİ, HAKSIZ REKABET YARATIYOR”
Ruşen Bey sizin eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Denetim yetersizliği ve haksız rekabet konusuna dikkat çekmek istiyorum. Şu anda projeler için onay veren kurum itfaiyedir. Fakat fiziki yetersizlikler yüzünden itfaiye zabıtası tüm konutlar ve sanayi tesislerine yetişemez durumda. Bu yüzden de yapılan denetimler yeterince sağlıklı olamıyor. Ayrıca piyasaya sunulan ürünleri belgelendiren TSE ve denetim yapan Sanayi Bakanlığı da aynı sorunlar nedeni ile yeterince sağlıklı kontroller yapamıyor ve standartlara uygun olmayan ürünler pazarda rahatça dolaşabiliyor. Mesela yangın tüplerinin içinde kullanılan tozlarda mermer tozu, kum vb. birçok kalitesiz malzemenin kullanıldığını gördük. Bütün bunlar bir araya geldiğinde işini iyi yapmak isteyenlerle iyi yapmayanlar arasında haksız rekabet ortamı yaratmaktadır.
Ancak son zamanlarda özellikle üyesi olduğumuz TÜYAK’ ın çalışmaları ve resmi kurumlar tarafından taraf olarak kabul edilmesiyle olumlu gelişmeler yaşandığını da ifade etmekte fayda görüyorum.
DİĞER RÖPORTAJLAR İÇİN -TIKLAYIN-