Dairenin yeni taleplere yanıt verme esnekliği bu noktada karşımıza çıkan önemli bir özelliktir. Böyle durumlarda duvarları yıkmadan, yeni kablolar döşemeye gerek kalmadan, yeni kullanıcısının gereksinimlerine uyum sağlayabilen binalar çok değerli binalardır.
Bir örneğini verdiğimiz esnek bina 21. yüzyıl sakinlerinin hızlı değişen isteklerine minimum sorunla karşılık vermeyi hedefleyen yapıdır. Günümüz insanının daha fazla pratiklik beklediği binalar esneklik hedefi dikkate alınarak projelendirildikleri takdirde değişen istek ve gereksinimlere kısa süreler ve düşük maliyetler içinde karşılık verebiliyorlar. Örneğin ilk tavan inşa edilmeden önce bara kullanılırsa, anahtarların, prizlerin konacağı yerlere akıllı kontrol kabloları güç kablolarına paralel biçimde döşenir ise içinde oturmaya başlandıktan sonra doğacak gereksinimleri zahmetsizce karşılama olanağı da sağlanmış oluyor. Bu yaklaşım klasik yaklaşımlara kıyasla beraberinde daha pahalı bir ilk yatırım tutarı getirse de daha önceki yazılarımızda değindiğimiz asıl önem taşıyan kavram olan “binanın toplam sahip olma maliyeti” açısından önemli avantajlar sağlıyor. Zaman geçtikçe binadan değişik isteklerde bulunulması yüksek maliyetler çıkartmaz. Yeni sakinleri binayı özel istekleri çerçevesinde zahmetsizce değiştirebilirler. Hele daire sadece ikametgah değil de ofis, Ar-Ge merkezi, laboratuar, atölye, klinik, dershane, mağaza gibi ticari/sınai amaçla kullanılacak ise esneklik zaman içinde çok daha önem kazanır. İşin değişen doğasına yanıt verecek altyapı bu açıdan yaşamsal önem taşır.
Ancak günümüz teknolojisi de tamamlanmış binalara sonradan esneklik kazandırma yönünde çeşitli olanaklar sağlamakta. Örneğin normal prize takılan uzaktan dim edilebilir veya kapatılarak çocukları elektrik kazalarından koruyacak priz hem ışık konforunu hem emniyeti, tesisatı değiştirmeksizin beraberinde getirebilmekte.
Günümüz binalarının ömrü eskimeyle değil esnekliğinin yetmemesi ile sona eriyor.