Orta gelir tuzağından kurtulmak isteyen Türkiye’nin önünde iki seçenek var gibi görünüyor. Bunlardan biri TARIM ve HAYVANCILIK diğeri SANAYİ. Verimli tarım topraklarının sanayiye kurban edildiği ve sanayicinin DEVLET POLİTİKASI olarak yeterli desteği alamadığı bir ülkenin patinaj çekmesi kaçınılmaz. Nitekim, gerek ekonomistler gerekse de siyasiler- ki buna hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hem de Maliye ve Ekonomi alanındaki bakanlıkları ve başbakan yardımcılıkları ile bildiğimiz Sayın Mehmet Şimşek örnek verilebilir- 2008 Mortgate Krizi’nden bu yana Türkiye ekonomisi ve sanayisinin yerinde saydığını defalarca ifade ettiler.

Cumhuriyet tarihimize bakıldığında GAP, Keban-Atatürk-Karakaya Barajları, 1. ve 2. Boğaz Köprüleri (15 Temmuz ve Fatih Sultan)  gibi Mega Projelerin yapıldığını görüyoruz. İnşaat alanında özellikle son dönemlerde Türkiye’nin Avrasya Tüneli, Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Selim Boğaz Köprüsü, 18 Mart Çanakkale Köprüsü, metro ve hızlı tren projeleri, İstanbul-İzmir Otoyolu gibi MEGA projelerle çok önemli bir know how’ı biriktirdiğini ve bunu kullandığını, deneyimlerini yurt dışına taşıdığını ve “MADE IN TURKEY” damgasını vurduğunu söyleyebiliriz. Tünel ve Köprüler alanındaki bu tecrübemizin artık hükümetler bazında değil, devlet politikası olarak sanayicimizin ve firmalarımızın emrine sunulması gerekiyor. ‘Tünel ve Köprüler’ kapak konumuzda bu konuştuğumuz konuları ve bu alanda gelinen son noktayı bulacaksınız.

Bu sayımızda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Faruk Özlü ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajda usta gazeteci Hayrettin Turan’a özverisinden dolayı teşekkür ederim. Sanayi Bakanı Özlü, ekonomik büyümenin temelinde ‘güven ve istikrar’ olduğunu ifade etti. Reel sektörle güçlü bir iletişim içinde olduklarının özellikle altını çizen Bakan Özlü, Yerli, Yenilikçi ve Yeşil (3Y Prensibi) temel ekseninde sanayide yapısal dönüşümün gerçekleşeceğini vurguluyor. 2023 ihracat hedeflerimiz 500 milyar dolar. Bu rakam hayal mi? Aslında değil… Yakalanabilir, ulaşılabilir mi bu hedefe? Elbette… Ama bu işin iki motor gücü var. Tarım ve Sanayi. Ayağı prangalı, yapısal dönüşümün tamamlanamadığı sanayi ile 500 milyar dolarlık hedefe ulaşabilir miyiz? Maalesef ulaşamayız. O halde neyi bekliyoruz? Un var, şeker var, yağ var. HELVA YAPACAK know how da var. Sanayicinin prangalarını kökünden çözecek, sanayiciyi ZAMAN İSRAFI’ndan kurtaracak uygulamaların ivedilikle hayata geçmesi gerekiyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile yaptığımız bu ÇOK ÖZEL RÖPORTAJ’da bunlara cevap aradık. 

Mega Projeler’le sanayicimiz aslında çoktan ‘Made In Turkey’ damgasını dünyanın çok önemli noktalarına vurmuş vurmasına… Orta gelir tuzağında kurtulmak, sanayicinin, üreticinin daha rahat nefes alması ve rekabete odaklanması ve 2023 ihracat hedeflerine ulaşmak için BİZE BİZDEN BAŞKA ENGEL yok gibi. Ne dersiniz…

Yorumlar

Yorumunu yaz