Bir fabrika ne müşteri tatminini, ne de yüksek verimlilik düzeyini plansız duruş yapan, kusurlu parçalar üreten makineleriyle yakalayamaz!

Bir fabrika iyi satıcılardan aldığı makine ve ekipmanları aldıkları haliyle kullanarak rakiplerine imalat tabanlı üstünlük de sağlayamaz.

Bu gerçekleri fark eden fabrikaların “toplam üretken bakım (TPM)” öğretisini uygular.

*                                       *                                 *

TPM veri tabanlı bir yaklaşımdır: veriler olmadan eylem olmaz, eylem olmadan veri olmaz. Makinenin, istasyonlarının, arıza türlerinin, müdahalelerin verileri toplanır, makinenin davranışlarının anlaşılmasında, eğitimlerde kullanılır.

TPM banyo küveti eğrisine inanır. Bu eğri ekipmanların ilk kullanıma alındıklarında çocukluk hastalıklarına benzer biçimde arıza ürettiklerini, ekonomik ömürlerinin sonlarında yaşlılar gibi sıklıkla sorun çıkardıklarını ifade eder. Her makine banyo küveti biçimli yaşam eğrisine göre yönetilir; ilk ve son dönemlerinde sayıca çok ve yetenekli bakımcı ile diğer zamanlarda görece dar kadrolarla yönetilir. TPM anlayışında aşırı ya da yetersiz bakım olmaz.

TPM organizasyonu da ekonomiklik ilkesince tasarımlanır. Örneğin montaj hatları dağıtık, motorlar merkezi bakım sistemi ile yönetilir.

TPM ekiplerinin çekirdeğini ikişer kişilik kadrolar oluşturur. Biri teşhis yapar, diğeri çözüm, el kitabı, değiştirilecek parça temini ile uğraşır. Her ikisi de hızlıdır.

*                                       *                                 *

Ancak toplam üretken bakımın asıl katma değeri standart ekipmanları özelleştirerek daha hızlı, daha seyrek arıza yapan, daha az enerji tüketen, daha az kusurlu parça üreten, kararlı çalışma moduna daha kısa sürede ulaşan yüksek performans düzeyine çıkarmasıdır.

Ekipman yatırımından daha çok kar etmek isteyen firma TPM yapmalıdır!

Yorumlar

Yorumunu yaz