Teknolojiye Entegre Hastane Projeleri

Teknolojiye Entegre Hastane Projeleri

Geyran Mimarlık kurucusu Mimar Kenan Geyran, üzerinde uzmanlaştığı hastane projelerini kullanıcı odaklı bir anlayışla ele alarak yeniden yorumluyor. Sağlık personelinin çalışmasını kolaylaştırmanın yanı sıra mutlu olmasını da sağlayacak mimari çözümler üreten Geyran, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesinde teknolojiye entegre olmuş bir proje tasarlıyor.

Sektörde uzun yıllardır aktif olarak çalışan ve birçok önemli projenin tasarımını gerçekleştiren bir mimarsınız. Sizin için mimarlığın karşılığı, önemi nedir?

Mesleğimi severek yapıyorum; çünkü hem tekniği hem de estetiği kapsıyor. Aslına bakarsanız mimarlık bir kurgu… Hayal gücünüzle elinizdeki verileri kullanarak yaptığınız bir kurgu. Üniversitede öğrencilik yıllarımızda modernist yaklaşımın öğretisi olan “form, fonksiyonu takip eder” öğretisiyle hareket ederdik. Günümüzde ise form kurguyu takip ediyor. İnsanların yaşayacağı mekanları kurguluyor olmak beni çok heyecanlandırıyor. Yaptığınız çalışmalar ile insanlara dokunacak, onları mutlu edeceksiniz... Ofis olarak daha çok hastane projeleri üzerinde çalışıyoruz. Hastanelerde, çalışan kişi sayısı hastalara nazaran çok daha fazla. Hastaların iyileşmesi sağlık çalışanlarının performansıyla doğrudan ilgili.  Bir hastanenin mimarisi, çalışanın gündelik hayat içerisindeki davranışlarını etkiliyor. Hastane personelinin, rahat çalışabileceği ve mutlu olabileceği bir ortamı mimarlar sağlıyor. 

Bu zaman kadar birçok projeye imza attınız. Hayalinizde yapmak istediğiniz bir proje var mı?

Bir mimar olarak yaşadığım evin mimarisini kendim yapmak isterim. Ev çok kişisel bir yapıdır. Piyanist ile gazetecinin bir ev içerisindeki ihtiyaçları farklılık gösterir. Birçok konut projesinin tasarımını yaptık. Bu projelerde çıkış noktamız, ev sahibinin kullanıcı olarak ihtiyaçlarının doğru belirlenmesi ve yaşam tarzı ve alışkanlıkları idi. Toplu konut projelerinde ise fizibilite çalışmaları gerçekleştiriliyor ve kullanıcı profiline göre hareket ediliyor. Kendim için tasarlamak istediğim evde ise, fotoğrafçılıkla ilgilendiğim için öncelikle bu hobimle ilgili bazı mekanlara yer veririm. Gençken yaşadığım evlerde her zaman bir karanlık odam olmuştu. Şu anda ise çektiğim fotoğrafları arşivlediğim ve fotoğraflar üzerinde çalıştığım bir çalışma odam var. Seyahat sonrasında çektiğim fotoğrafları yeniden düzenlemek oldukça vakit alıyor. Tabii dijital fotoğraf makineleri sayesinde çekilen kare sayıları arttı ve bunların tasnif edilmesi depolanması zaman alıyor. Anolog makineler ile çekilen kare sayısı nispeten daha az olduğu için bu kadar zaman almıyordu.

Mimarlık ile fotoğraf sanatçılığı arasında nasıl bir ilişki var, iki sanat dalı birbirini nasıl besliyor sizce?

Tasarımını yaptığım yapıların daha sonra fotoğrafını çektiğimde “binayı şu şekilde yapsaydım daha iyi olurdu” diye düşündüğüm çok olmuştur. Fotoğraflara bakarak da dünyayı tanıyabiliyorsunuz. Rio de Janeiro’ya gitmedim; ancak nasıl bir şehir olduğunu fotoğraflarından bilebiliyorum. Dolayısıyla bir mekanı, bir çevreyi fotoğraflarını inceleyerek çözebiliyorum. Bu durum, yaptığım işi bir başkasının gözüyle bakıyormuşum gibi hissettiriyor. Çünkü fotoğraf ile bir çerçevenin içerisinden nesneye bakıyorsunuz. Çıplak gözle ise 180 derece algınız var. Fotoğrafla ilgilenmem mimariye farklı bir açıdan bakmamı sağladı. Mesleğimden dolayı fotoğraf sanatında da ilgi alanımı mimari oluşturuyor.  Birçok yapı ve yapı bileşenleri fotoğraflıyorum ve arşivliyorum. Örneğin kapı temalı bir fotoğraf arşivimvar. Toplumların kültürüne ve sosyal yaşamına göre kapıların tasarımı farklılık gösteriyor. 

Tekrar mimari projelerinize değinirsek şu anda gündeminizde hangi projeler var?

Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin bünyesinde bulunan 800 yataktan oluşan hastanenin konsept projesini yakın zamanda bitirdik, projenin diğer aşamaları için çalışmalara başladık. Üniversite, şehrin en yoğun bölgelerinden Vatan Caddesi’nde geniş bir peyzaj alanı içerisinde yer alıyor. İmar planının şartlarına tabi olan proje, 250 bin metrekare kapalı alandan oluşuyor. Parsel alanı içersinde koruma altında olan rektörlük binası kullanılmaya devam edecek. Bu tarihi yapıya belli bir mesafeyi koruyarak projeyi tasarladık. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi birçok yeniliği bünyesinde bulunduracak. Birçok disiplinin birlikte çalıştığı büyük bir uzman kadro oluşturduk. Hastane projelerinde daha önce görülmemiş birtakım detaylara yer verilecek. Nitekim çağdaş sağlık tesisleri içinde en önemli örneklerinden biri olacak.

Yeni mimari projelerde önemli bir rol üstlenen akıllı bina teknolojileri hastane projelerine nasıl entegre oluyor?

Akıllı bina teknolojisi havalandırma, ısıtma, soğutma, aydınlatma gibi teknik alanların birbiri ile uyumunun ve otomasyonunun sağlanması ve bunun bir senaryo programı dahilinde kendini yönetebilmesidir. Akıllı telefon ya da tablet aracılığı ile, dışarıdayken dahi evinizdeki aydınlatmayı ya da iklimlendirmeyi yönetebiliyorsunuz. Akıllı bina teknolojisinin hastaneler için en önemli avantajı ise işletme kayıplarını ve maliyetlerini düşük seviyeye indirmesi. Enerji giderlerini azaltarak daha sürdürülebilir bir yaklaşımda bulunmasıdır. Ayrıca akıllı bina teknolojileri, insan sirkülasyonunun yoğun olduğu hastanelerde, çalışan ve kullanıcı konforunu yüksek seviyeye çıkartıyor. Geyran Mimarlık olarak tüm projelerimizde akıllı bina teknolojilerine yer veriyoruz. Tabii yatırımcının proje için ayırdığı bütçeye göre kullanım oranı farklılık gösterebiliyor. Oldukça geniş bir kullanım olanağı sunan bu teknolojiler son yıllarda çok gelişti. Otomasyon bir yapı içerisinde birçok amaç için kullanılabiliyor.

Yorumlar

Yorumunu yaz