Preslerinde Robotlu Üretim Kullanılıyor

Preslerinde Robotlu Üretim Kullanılıyor

Yüksek teknolojiye sahip makinaların Endüstri 4.0 sürecinde daha revaçta olmasıyla birlikte robotlu üretimi, presleriyle desteklediklerini ifade eden Karakoç Kalıp Genel Müdürü Yardımcısı Atilla Ataç ile bir araya geldik.

Özellikle dövme sanayine dönük preslere yönelen Karakoç; bu alanda Türkiye’de üretilmemiş olan ilk 1250 ton gücünde knuckle joint mekanizmalı servo mekanik presi üretti. Şimdiye kadar Türkiye’de üretilmemiş ilk hassas dengeleme sistemli 2000 ton gücünde 5200x2500 mm tablalı try-out pres projesini de gerçekleştirdi. Karakoç Kalıp bünyesinde KLP markası adı altında pres makinaları, 2007 yılının ikinci yarısından sonra ve ilerleyen senelerde yurt içi ve yurt dışı pazarlarında yerini alıyor.

Kaç yıldan bu yana Karakoç’ta faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz? 

Firmamızın 1976 yılında Konya’da 45 metrekarelik bir atölyede şimdiki Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Karakoç tarafından kuruldu. 1997 yılına kadar Konya’da faaliyetine devam etmiş ve özellikle otomotiv ve kalıpçılık sektörünün gelişmesine paralel olarak Bursa’ya bir fabrika açarak faaliyetlerini, Bursa’ya taşınmışlar. Karakoç ve aile yapısı genel olarak gelişmelere açık ve yenilikçi tarafının ağır basması ve yeni kuşağın da bu vizyonu devam ettirmesi ile farklı alanlara ilgi duyduklarından ve özellikle sac şekillendirme sektörünün içinde yaşanan sıkıntılardan dolayı önceleri amatörce düşünülen pres makinalarının üretimine girme düşünceleri oluşmuş sonra bunun biraz daha kurumsal bir zemine oturtulabilmesi için bir fabrika binası inşa etmişlerdir. Beni firmalarına davet ederek bu kulvarda faaliyetini biraz daha pekiştirmişlerdir. 

Hangi tonajlarda presleriniz mevcut?

Kapasite denildiği zaman; zaman üretim adetleri olarak değil, yapılamayanı yapmayı anlıyoruz. Pres tonaj kapasiteleriyle ilgili üretilebilirlik açısından bir sıkıntımız yok. 2000 ton mekanik, 3200 ton pres projelerini gerçekleştirdik. Karakoç ailesinin yapısı, daima ileriye ve özellikle Türkiye de şimdiye kadar yapılmamışı yapmanın olağan bir hedef olarak daima vizyonda kalması özelliğinden 2011 yılının ikinci yarısından itibaren de NOSAB’da ikinci kuşak temsilcilerinden Tolga Karakoç yönetiminde ayrı bir fabrika inşa ederek ilk yüzde 100 yerli olarak uluslararası pazarda Insert veya Cuttings Tolls olarak bilinen kesici uç üretimini gerçekleştirmişlerdir. 

Pres konusunda hangi yelpazede ürünleriniz mevcut? Müşterilerinize sunduğunuz teknolojilerden bahseder misiniz?

Prograsif, yüksek tonajlı transfer presleri, soğuk, sıcak dövme presleri var. Biz zaten bu ürünleri üretimlerini gerçekleştirdik Şimdi bunların bir ilerisine gitmek için çalışmaları yoğunlaştırıyoruz. Yelpaze oldukça geniş. Türkiye’de ilk olarak geçtiğimiz sene kalıpçıları önünü açacak yüksek hassasiyet özelliği olan büyük hacimli kalıpların denemeleri ve alıştırmaları için gerekli olan Try out presi ürettik. Türkiye kalıpçılık oldukça iyi bir noktaya geliyor. Kalıpçılar Birliği’nin Kalıpçılar Vadisi adıyla ihtisas sanayi bölgesi kurma çalışmaları devam ediyor. Bundan sonra Avrupalı otomotivciler ve diğer sektör talepleri, kalıp projelerini hem teknolojik hem de lojistik anlamda Türkiye yetişmiş iş gücü, mühendislik, tasarım, alt yapı avantajlarını kullanacaktır. Ancak bunun içinde mutlaka kalıpçının atölyesinde olmazsa olmaz denilecek ‘Try out’ pres olması lazım. Özellikle çekme, hız, kuvvet, hassaslık, paralellik özellikleri ile donatılmış bu presler Avrupalı tedarikçilerin buraya yönlenmelerini cazip hale getirecektir. Link Drive preslerin bir üst adımı olan servo mekanik (Volansız, yüksek tork motorlu) 1250 ton kapasiteli servo mekanik presi ürettik ve Türk otomotiv sanayinin kullanımına sunduk.

Endüstri 4.0 ürünlerinizi nasıl etkiliyor?

Endüstri 4.0 özellikle Almanya’nın yaklaşık 10 sene kadar önce endüstride uygulamaya başladığı ve sonuçlarını aldıktan sonra bunu endüstriyel ticari hale dönüştürdükleri üretim, kalite, bakım, verimlilik, maliyet gibi tüm süreçlerin otonom sistem yapısıdır. Bu sistem sanayileri gelişmiş tüm Avrupa ülkelerinde kullanılıyor. Türkiye’miz sanayinde de birçok firma tarafından uygulanmaya başlanmış ve geliştirilme, yaygınlaştırılma çalışmaları devam ediyor. Sanayimizin gelişmesine katkısı olacaktır. Bazı müşterilerimizin bu yöndeki taleplerini pres üzerinde yaptığımız modifikasyonlarla bu talepleri karşılıyoruz. Endüstri 4.0 tam otomasyonun süreçlerinden olan üretimin her safhasının gerek ürün gerekse üretim araçlarının birbirleriyle uyumlu çalışmaları üretim araçlarının kendi içinde kontrolleri ve hassasiyet üretim araçlarının da üretim aşamalarını kapsar.


Robotlu üretim teknolojilerinin preslere yönelik etkisi markanızı nasıl etkiledi mi? Ar-Ge’ye bakış açınızı öğrenebilir miyiz?

Robotlu üretim, preslerimizde kullanılıyor. Burada önemli olan robotla presin birbiriyle uyumlu çalışması ve haberleşmesidir. Bu da seçilen ekipmanlar ve yazılımla ilintilidir.

Firmaların yüksek hassasiyet ve toleranslardaki beklentileri sizi nasıl etkiliyor? Preslerdeki teknolojiler hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Firmaların yüksek hassasiyet beklentileri, yatırım maliyetleriyle doğrudan ilintilidir. Bu özellikteki presleri yurt dışından ithal etmek çok yüksek yatırım maliyetleriyle karşı karşıya kalınıyor. Makinacıların, ürettiği preslerde yeni teknolojileri uygulamaya çalıştıklarını görüyoruz

Hangi sektörlerle yoğun olarak çalışıyorsunuz ve hedeflediğiniz sektörler arasında hangi alanlar var?

Yoğun olarak otomotiv, beyaz eşya, soğuk ve sıcak şekillendirme sektörlerine dönük çalışmalarımız var. Ancak dönem dönem bunların öncelikleri değişebiliyor.

Sizce pres sektörünün gelişimi ülkemizde ne boyutta? Yerli üretimin geldiği noktayı değerlendirir misiniz?

Ülkemizde pres üreten makina imalatçıları özellikle konvensiyonel kulvarlarda oldukça iyi bir pasta dilimini paylaşıyorlar. Pazardaki taleplere sundukları arzlar oldukça sevindirici. Üretim adetleri açısından Uzak Doğu rakamlarına ulaşılamadı ve bu politikalarla maalesef ulaşılamayacaktır.

Son dönemde yaptığınız herhangi bir yatırım var mı ya da olacak mı? Şirket gündeminizde ne var?

Son dönemde herhangi bir yatırım çalışmamız olmadı, yatırım planımız var ama önümüzdeki başlayacak ve yoğun geçecek projelerimizde yatırım planlarımızı gözden geçireceğiz.

2019 için stratejileriniz nelerdir? 

Aksi bir gelişme olmazsa, bu yılın ikinci yarısından başlayıp, 2019’un sonuna kadar sürecek anahtar teslimi projelerimiz olacak. Bu projelerin yönetim süreçlerinde, ileriye dönük yüksek teknolojili ve konusunda dünya devi olan firmaların arasında olacağız. Bunun içinde tutunma ve süreklilik için bir gerçek zamanlı yapılanma programı hazırlıkları yapacağız. Zaman içinde bu çalışmalarla ilgili yansımalar paylaşılacaktır.